

Anne With An E — 2. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
583 kelime
kelime
Sahnedeanlamı olan tek bir dil birimi
I don't know this word
Bu kelimeyi bilmiyorum
tavsiye
kısa bir tavsiye veya bilgi
Let me give you a word of advice
Sana bir tavsiye vereyim
sonunda
Sahnedeuzun bir süre sonra veya nihayet
He finally arrived home
Sonunda eve vardı
sonunda
Sahnedeuzun bir süre veya gecikmeden sonra
He finally finished the project
Projeyi sonunda bitirdi
sonunda
uzun bir zaman veya çabadan sonra
I finally finished my homework
Ödevimi sonunda bitirdim
son olarak
bir listenin veya konuşmanın sonunu belirtmek için
Finally we will look at the budget
Son olarak bütçeye bakacağız
macera
Sahnedealışılmadık ve heyecan verici bir deneyim veya etkinlik
We had a great adventure in the mountains
Dağlarda harika bir macera yaşadık
öksürük
Sahnedeakciğerlerden havayı sesli bir şekilde dışarı çıkarma eylemi
I have a bad cough
Kötü bir öksürüğüm var
ödemek
genellikle isteksizce veya zorla para vermek
You have to cough up the money
Parayı ödemen gerekiyor
ötmek
Sahnedebaykuşun çıkardığı derin ve yüksek ses
The owl began to hoot
Baykuş ötmeye başladı
komik biri
çok komik olan kişi
She is a real hoot
O gerçekten çok komik biri
çok komik şey
çok eğlenceli veya komik olan durum ya da kişi
That comedy show was a real hoot
O komedi şovu gerçekten çok komikti
sınav
Sahnedebilgi veya yeteneği ölçmek için hazırlanan sorular bütünü
I have a math test tomorrow
Yarın matematik sınavım var
denemek
Sahnedekalitesini kontrol etmek için bir şeyi denemek
I want to test the new car
Yeni arabayı denemek istiyorum
deney
bir hipotezi sınamak için yapılan işlem
The scientist ran a test
Bilim insanı bir deney yaptı
test
bir şeyin nasıl çalıştığını öğrenmek için yapılan inceleme
The test shows how the machine works
Test makinenin nasıl çalıştığını gösterir
ha
Sahnedekafa karışıklığını veya tekrar isteğini belirtir
Huh? Who is that?
Ha? O kim?
değil mi
karşıdakinin katılıp katılmadığını sormak için kullanılır
It's hot, huh?
Hava sıcak, değil mi?
en az
Sahnedebelirtilen miktardan daha az olmayan
I need at least ten dollars
En az on dolara ihtiyacım var
en azından
bir sorun olsa da olumlu bir yanını belirtmek için kullanılır
At least it is not raining
En azından yağmur yağmıyor
bari
yapılması beklenen en basit şeyi belirtmek için kullanılır
You could at least say sorry
Bari özür dileyebilirdin
en azından
hiç değilse biraz olsun
It is at least warm here
Burası en azından sıcak
eğlendirmek
Sahnedehikayeler veya şakalarla birinin keyifli vakit geçirmesini sağlamak
He regaled us with stories of his travels
Bizi seyahat anılarıyla eğlendirdi
katlanmak
Sahnedezor bir duruma dayanmak
I cannot take this anymore
Buna artık katlanamıyorum
telefona bakmak
gelen bir telefon çağrısını cevaplamak
I need to take this call
Bu aramayı cevaplamam gerekiyor
Kalan 573 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 583 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap