

Anne With An E — 2. Sezon Bölüm 10
Kelimeler ve anlamları
534 kelime
çekici
Sahnedegörünüşü hoş veya arzulanan
She is very attractive
O çok çekici
düzen
Sahnedeşeylerin yerleştirilme veya birbirini takip etme şekli
Put the books in alphabetical order
Kitapları alfabetik sıraya koy
emir
bir şeyi yapılması için verilen talimat
The captain gave a strict order
Kaptan kesin bir emir verdi
tarikat
aynı dini kurallara bağlı topluluk
He joined a religious order
Dini bir tarikata katıldı
sipariş etmek
bir restoranda yemek ya da içecek istemek
I want to order a pizza
Bir pizza sipariş etmek istiyorum
pufurdamak
Sahnedebuhar motoru gibi kısa ve tekrarlayan bir ses çıkarmak
The steam engine chuffed as it left the station
Buharlı lokomotif istasyondan ayrılırken pufurdadı
hissetmek
Sahnedefiziksel veya duygusal bir duyuya sahip olmak
I feel very tired
Çok yorgun hissediyorum
endişeli
kendine güvenmeyen veya emin olamayan his
I feel anxious about the test
Sınav hakkında endişeli hissediyorum
düşünmek
bir fikir veya tutuma sahip olmak
I feel that we should go
Gitmemiz gerektiğini düşünüyorum
anlamına gelmek
Sahnedebelirli bir anlama sahip olmak
What does this word mean
Bu kelime ne anlama geliyor
niyetlenmek
Sahnedebir şey yapmayı planlamak veya istemek
I meant to call you earlier
Seni daha önce aramaya niyetlenmiştim
araç
bir şeyi yapma yolu
This is a means of communication
Bu bir iletişim aracıdır
kaba
nazik olmayan veya zalim
He is very mean to me
Bana karşı çok kaba
hediye
Sahnedebirine ücretsiz olarak verilen şey
This is a gift for you
Bu senin için bir hediye
yetenek
bir şeyi iyi yapma konusundaki doğal kabiliyet
She has a gift for music
Onun müzik konusunda bir yeteneği var
hediye etmek
birine bir şeyi karşılıksız vermek
She decided to gift the book to her friend
Kitabı arkadaşına hediye etmeye karar verdi
yetki
bir şeyi kararlaştırma veya verme hakkı
She has the gift to make final decisions
Nihai kararları verme yetkisi var
oturum açmak
Sahnedebir bilgisayar sistemine kullanıcı adı ve şifre girerek erişmek
Please sign onto your account
Lütfen hesabınızda oturum açın
ezberden okuma
Sahnedebir metni veya şiiri sesli olarak söyleme eylemi
The student gave a recitation of the poem
Öğrenci şiiri ezberden okudu
hadi
Sahnedebirini bir şeyi yapmaya teşvik etmek
Come on, you can do it
Hadi, yapabilirsin
üstüne gitmek
çok baskıcı veya aşırı davranmak
Don't come on so strong
Çok üstüme gelme
hadi canım
inanmamayı veya karşı çıkmayı ifade etmek
Come on, that is not true
Hadi canım, bu doğru değil
hadi ama
öfke veya hayal kırıklığını ifade eden söz
Come on, stop wasting my time
Hadi ama, zamanımı boşa harcamayı bırak
kur
birini cezbetmek için yapılan hamle
She gave him a come-on to start a conversation
Sohbet başlatmak için ona kur yaptı
belirmek
görünmeye veya olmaya başlamak
A smile came on his face
Yüzünde bir gülümseme belirdi
yaklaşmak
bir şeye doğru veya daha yakınına hareket etmek
He came on toward the house
Eve doğru yaklaştı
zar zor
Sahnedeçok küçük bir farkla veya güçlükle
I could barely see the road
Yolu zar zor görebiliyordum
Kalan 524 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 534 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap