

Arcane — 1. Sezon Bölüm 8
Kelimeler ve anlamları
402 kelime
tıraş bıçağı
Sahnedetıraş olmak için kullanılan keskin alet
He uses a razor to shave
Tıraş olmak için tıraş bıçağı kullanır
tıraş bıçağı
tüy kesmek için kullanılan keskin bıçaklı alet
I need a new razor to shave
Tıraş olmak için yeni bir tıraş bıçağına ihtiyacım var
yengeç
Sahnedesert kabuklu ve kıskaçlı bir deniz hayvanı
The crab walked on the beach
Yengeç plajda yürüdü
huysuzlanmak
memnuniyetsizliğini dile getirmek
Stop crabbing about the weather
Hava hakkında huysuzlanmayı bırak
yengeç
sert bir kabuğu ve on bacağı olan deniz hayvanı
I ate a big crab
Büyük bir yengeç yedim
başarı
Sahnedebir hedefe ulaşmanın sonucu
Hard work leads to success
Sıkı çalışma başarıya götürür
konuşmak
Sahnedebirisiyle sohbet etmek amacıyla konuşmak
I need to speak to you
Seninle konuşmam gerekiyor
hitap etmek
birinin duygularına veya düşüncelerine seslenmek
This movie really speaks to me
Bu film gerçekten duygularıma hitap ediyor
burkulma
Sahnedeeklemin bükülmesiyle oluşan yaralanma
He has a sprain in his wrist
Bileğinde bir burkulma var
-e rağmen
Sahnedesöylenen bir şeye rağmen şaşırtıcı bir durumu belirtmek için kullanılır
Even though it was raining, we went for a walk
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüşe çıktık
olmasına rağmen
bir durumun olmasına karşın
I went out even though it was raining
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktım
her ne kadar
bir durumun olmasına karşın
Even though he was tired he worked
Her ne kadar yorgun olsa da çalıştı
ilk
Sahnedezaman veya sıra bakımından herkesten önce gelen
She was the first person to arrive
O gelen ilk kişiydi
birinci sınıf
mümkün olan en yüksek standartta
This hotel provides first class service
Bu otel birinci sınıf hizmet sunuyor
başlangıçta
en başta veya başlangıç aşamasında
At first I did not understand
Başlangıçta anlamadım
ortaya çıkmak
Sahnedebirinin bir yerde görünmesi veya gelmesi
He finally showed up at the party
Sonunda partide göründü
gelmek
bir yere varmak veya görünmek
He didn't show up for the meeting
Toplantıya gelmedi
rezil etmek
birini başkalarının önünde utandırmak
She showed him up in front of the team
Onu takımın önünde rezil etti
sızmak
Sahnedeyavaşça ve yoğun bir şekilde akmak
Honey oozes from the jar
Bal kavanozdan sızıyor
sızmak
yavaşça bir yerden dışarı akmak
Thick mud began to ooze from the pipe
Kalın çamur borudan sızmaya başladı
lanet olsun
Sahnedeöfke veya hayal kırıklığı ifadesi
Damn, I forgot my keys
Lanet olsun, anahtarlarımı unuttum
önemsemek
bir şeyi önemsemek veya değer vermek
I don't give a damn about it
Bunu hiç umurumda değil
lanetlemek
birinin cezayı hak ettiğini söylemek
The priest damned the sinner
Rahip günahkarı lanetledi
çok
büyük bir derecede
It is damn hot today
Bugün hava feci sıcak
Kalan 392 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 402 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap