

Brooklyn Nine-Nine — 1. Sezon Bölüm 15
Kelimeler ve anlamları
590 kelime
hafta
Sahnedeyedi günlük süre
I will see you next week
Seni haftaya göreceğim
hafta
yedi günlük zaman dilimi
There are seven days in a week
Bir haftada yedi gün vardır
kupa
Sahnedesıcak içecekler için kullanılan saplı büyük bardak
I drank coffee from a mug
Kahveyi bir kupadan içtim
gasp etmek
birine saldırarak eşyalarını çalmak
He was mugged in the park
Parkta gasp edildi
surat
bir kişinin yüzü için kullanılan gayriresmi kelime
Keep that ugly mug out of my sight
O çirkin suratını gözümün önünden çek
gasp etmek
birine saldırıp parasını veya eşyalarını zorla almak
He was mugged on his way home
Eve dönerken gasp edildi
yol
Sahnedebir şeyin hareket ettiği hat
The train is on the track
Tren rayın üzerinde
parça
bir albümde yer alan kayıtlı müzik eseri
This is my favorite track on the album
Bu albümdeki en sevdiğim parça
kayıt
bir şeyi hatırlamak için tutulan yazılı bilgi
I keep a track of my expenses
Harcamalarımın kaydını tutuyorum
atletizm
insanların koşu pistinde yarıştığı bir spor dalı
She runs track at school
O okulda atletizm yapıyor
içeride
Sahnedebir yerin veya nesnenin içi
It is very hot inside
İçerisi çok sıcak
içinde
bir şeyin iç kısmı veya içinde
The keys are inside the bag
Anahtarlar çantanın içinde
içeriden
sadece sınırlı sayıda kişinin bildiği
She has inside knowledge
Onun içeriden bilgisi var
iç
bir yerin iç kısmı veya oraya girme imkanı
The key lets you inside the room
Anahtar odaya girmenizi sağlar
mantık
Sahnedeaçıkça düşünme ve doğru kararlar verme yeteneği
He uses logic to solve the problem
Sorunu çözmek için mantık kullanır
müzik yazılımı
müzik kaydetmek ve düzenlemek için kullanılan bir bilgisayar programı
I use Logic to record my songs
Şarkılarımı kaydetmek için Logic kullanıyorum
geri dönmek
Sahnedebir yere veya bir aktiviteye tekrar gitmek
I will get back to work
İşe geri döneceğim
geri almak
kaybedilen bir şeyi yeniden elde etmek
I want to get back my book
Kitabımı geri almak istiyorum
öcünü almak
birine yaptığı kötülüğe karşılık zarar vermek
He wanted to get back at her
Ondan öcünü almak istedi
öfke
Sahnedeçok kızgın olma durumu veya hissi
His anger was obvious
Öfkesi belliydi
kızdırmak
birini öfkelendirmek
Don't anger the boss
Patronu kızdırma
öfke
kızgınlık ve hiddet duygusu
He could not hide his anger
Öfkesini gizleyemiyordu
müzayedeci
Sahnedeaçık artırmada malları en yüksek teklifi verene satan kişi
The auctioneer sold the painting
Müzayedeci tabloyu sattı
kazanmak
Sahnedebir yarışmada veya müsabakada birinci olmak
She wants to win the race
O yarışı kazanmak istiyor
yakışmak
birinin üzerinde iyi durmak
That jacket wins on you
O ceket sana çok yakışıyor
elde etmek
çaba göstererek bir şeyi hak etmek
She worked hard to win his respect
Saygısını elde etmek için çok çalıştı
hadi
Sahnedebirini bir şeyi yapmaya teşvik etmek
Come on, you can do it
Hadi, yapabilirsin
üstüne gitmek
çok baskıcı veya aşırı davranmak
Don't come on so strong
Çok üstüme gelme
hadi canım
inanmamayı veya karşı çıkmayı ifade etmek
Come on, that is not true
Hadi canım, bu doğru değil
hadi ama
öfke veya hayal kırıklığını ifade eden söz
Come on, stop wasting my time
Hadi ama, zamanımı boşa harcamayı bırak
kur
birini cezbetmek için yapılan hamle
She gave him a come-on to start a conversation
Sohbet başlatmak için ona kur yaptı
belirmek
görünmeye veya olmaya başlamak
A smile came on his face
Yüzünde bir gülümseme belirdi
yaklaşmak
bir şeye doğru veya daha yakınına hareket etmek
He came on toward the house
Eve doğru yaklaştı
Kalan 580 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 590 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap