

Brooklyn Nine-Nine — 1. Sezon Bölüm 17
Kelimeler ve anlamları
641 kelime
karşı
Sahnedebir görüşe veya plana karşı olma durumu
He is against the plan
O bu plana karşı
dayalı
bir şeye temas eden veya yaslanmış durumda olan
He leaned against the wall
Duvara yaslandı
karşı
bir şeye veya birine muhalif olma durumu
He is against the new plan
O yeni plana karşı
aykırı
bir duruma veya fikre zıt olan
It is against the rules
Bu kurallara aykırı
hızlı
Sahnedekısa sürede gerçekleşen veya yapılan
She gave a quick answer
Hızlı bir cevap verdi
tırnak eti
tırnakların altındaki hassas deri dokusu
He cut his nail too short and reached the quick
Tırnağını çok kısa kesti ve tırnak etine ulaştı
kavrayışlı
bir şeyleri hızlı düşünebilen veya anlayabilen
She has a quick mind
O hızlı kavrayan bir zihne sahip
kendinden emin
Sahnedekendine güvenen
She is confident in her skills
Yetenekleri konusunda kendinden emin
emin
bir şeyin doğruluğundan şüphe duymamak
I am confident that they will arrive on time
Zamanında varacaklarından eminim
can vermek
Sahnedeyaşamı sona ermek
Many soldiers perished in the war
Savaşta birçok asker can verdi
canı istemek
Sahnedebir şeyi yapma isteği duymak
I feel like going for a walk
Yürüyüşe çıkasım var
gibi hissetmek
bir durumda veya rolde olduğunu düşünmek
Sometimes I feel like a child
Bazen kendimi çocuk gibi hissediyorum
gibi gelmek
bir durumun gerçekleşeceği izlenimine kapılmak
It feels like it is going to snow
Kar yağacak gibi geliyor
isteyip canı çekmek
bir şeyi yapma arzusu duymak
I feel like eating pizza
Canım pizza yemek istiyor
sürtük
Sahnedeçok sayıda cinsel partneri olan kişiye yönelik aşağılayıcı ifade
She was called a slut
Ona sürtük dendi
hafif kadın
cinsel açıdan aktif bir kadına yönelik kullanılan aşağılayıcı bir terim
He called her a slut
Ona hafif kadın dedi
bingo
Sahnedenumaraların okunduğu bir şans oyunu
We play bingo every Friday
Her Cuma bingo oynuyoruz.
kontrol etmek
SahnedeDoğru veya kabul edilebilir olup olmadığını görmek için bakmak
Please check out the report
Lütfen raporu kontrol et
süzmek
Birine romantik veya hayranlık dolu bir ilgiyle bakmak
He was checking her out
Onu süzüyordu
çıkış yapmak
otelden ayrılma veya mağazada ödeme yapma işlemi
We need to check out by noon
Öğlene kadar çıkış yapmamız gerekiyor
çıkış
bir otelden ayrılma veya kasada ödeme yapma işlemi
Please complete your hotel check-out before noon
Lütfen otelden çıkış işlemlerinizi öğleden önce tamamlayın
kontrol etmek
bir şeyin doğru olup olmadığını incelemek
I will check out the facts
Gerçekleri kontrol edeceğim
yol
Sahnedebir şeyin hareket ettiği hat
The train is on the track
Tren rayın üzerinde
parça
bir albümde yer alan kayıtlı müzik eseri
This is my favorite track on the album
Bu albümdeki en sevdiğim parça
kayıt
bir şeyi hatırlamak için tutulan yazılı bilgi
I keep a track of my expenses
Harcamalarımın kaydını tutuyorum
atletizm
insanların koşu pistinde yarıştığı bir spor dalı
She runs track at school
O okulda atletizm yapıyor
uğramak
Sahnedekısa süreliğine birini ziyaret etmek
I will stop by later
Daha sonra uğrayacağım
uğramak
bir kişi veya yeri kısa süreliğine ziyaret etmek
I will stop by your office later
Daha sonra ofisine uğrayacağım
Kalan 631 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 641 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap