

Brooklyn Nine-Nine — 1. Sezon Bölüm 20
Kelimeler ve anlamları
550 kelime
hiç
Sahnedeherhangi bir zamanda
Have you ever been to Rome
Hiç Roma'ya gittin mi
çok
bir ifadeyi güçlendirmek için kullanılan kelime
It was ever so cold
Hava çok soğuktu
daima
her zaman
He is ever loyal to his duty
O görevine her zaman sadıktır
hiç
geçmişteki bir noktadan günümüze kadar olan sürede
Have you ever been to Paris
Hiç Parise gittin mi
inşa etmek
Sahnedeparçaları bir araya getirerek bir şey yapmak
They are building a new house
Yeni bir ev inşa ediyorlar
bina
Sahnededuvarları ve çatısı olan yapı
This building is very tall
Bu bina çok yüksek
üzerine inşa etme
bir şeyi temel alarak daha fazla ilerleme kaydetmek
They are building on their past success
Geçmiş başarılarının üzerine inşa ediyorlar
inşaat
bir yapıyı oluşturma süreci
The building of the new house is almost finished
Yeni evin inşaatı neredeyse bitti
osuruk
Sahnedevücuttan çıkan gaz
He let out a loud fart
Yüksek sesle osurdu
yellenmek
Sahnedevücuttan gaz çıkarmak
The dog farted in the living room
Köpek oturma odasında yelendi
yellenmek
vücuttan gaz çıkarmak
He farted loudly
O yüksek sesle yellendi
yellenme
vücuttan çıkan gaz
That fart smelled bad
O yellenme kötü kokuyordu
satmak
Sahnedebirini kendi çıkarı için zor durumda bırakmak veya feda etmek
He threw his colleague under the bus to get the promotion
Terfiyi almak için çalışma arkadaşını sattı
kurban edilmek
birinin kendi çıkarı uğruna bir başkasını zor durumda bırakması
He threw me under the bus to save his own reputation
Kendi itibarını kurtarmak için beni kurban etti
karate
Sahnedetekmeler ve yumruklar kullanılan bir Japon dövüş sporu
I practice karate every Tuesday
Her Salı karate yapıyorum
yapmak
Sahnedebir işi yerine getirmek
What are you doing
Ne yapıyorsun
yapma
bir şeyi gerçekleştirme eylemi
Success comes from doing
Başarı yapmaktan gelir
yapma
bir eylemi gerçekleştirme
I am doing my homework
Ödevimi yapıyorum
yapmak
bir eylemi gerçekleştirmek
She is doing her homework
O ödevini yapıyor
en iyi
Sahnedeen yüksek kalitede veya en uygun
This is the best book
Bu en iyi kitap
yenmek
bir yarışmada birini mağlup etmek
He bested his opponent
Rakibini yendi
iyi olur
birine güçlü bir tavsiye veya uyarı vermek için kullanılır
You had best leave now
Şimdi gitsen iyi olur
elinden gelenin en iyisi
gösterebileceğin en yüksek çaba
I did my best
Elimden gelenin en iyisini yaptım
üzgün
Sahnedepişmanlık duyan veya özür dileyen
I am sorry for being late
Geç kaldığım için üzgünüm
heyecanlandırmak
Sahnedeçok mutlu ve hevesli hale getirmek
This book will excite you
Bu kitap seni heyecanlandıracak
heyecanlandırmak
birini istekli veya ilgili hissettirmek
The news will excite the fans
Haber taraftarları heyecanlandıracak
heyecanlandırmak
birini çok mutlu veya istekli hissettirmek
The news will excite the children
Bu haber çocukları heyecanlandıracak
doldurmak
Sahnedebir belgeye bilgi yazmak
Please fill out this form
Lütfen bu formu doldurun
dolgunlaşmak
bir şeyin daha dolgun veya biçimli hale gelmesi
He is starting to fill out as he gets older
Yaşlandıkça vücudu dolgunlaşmaya başlıyor
Kalan 540 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 550 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap