

Every Year After — 1. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
573 kelime
pijama partisi
Sahnedearkadaşların birinin evinde geceyi geçirdiği eğlence
We are having a sleepover tonight
Bu gece pijama partisi yapıyoruz
yatılı misafirlik
konukların birinin evinde geceyi geçirdiği sosyal buluşma
She went to a sleepover at her friend's house
Arkadaşının evine yatılı misafirliğe gitti
yatılı davet
konukların bir evde gece konakladığı sosyal etkinlik
The kids loved the sleepover
Çocuklar yatılı davete bayıldı
yatılı misafirlik
birinin evinde gece geçirilen sosyal etkinlik
The children enjoyed their sleepover
Çocuklar yatılı misafirliklerinin tadını çıkardı
basmak
Sahnedebirinin özel bir şey yaptığı sırada aniden odaya girmek
I accidentally walked in on them
Yanlışlıkla onları bastım
basmak
birisi bir şey yaparken ortamına habersiz girmek
I walked in on them while they were talking
Onları konuşurken bastım
bir ara
Sahnedebelirlenmemiş bir zamanda
Let's meet sometime next week
Gelecek hafta bir ara buluşalım
eski
geçmişte bir dönem olan
He is a sometime actor
O eski bir oyuncudur
ara sıra
sadece belirli zamanlarda gerçekleşen
We visit them sometime
Onları ara sıra ziyaret ederiz
bir ara
belirli olmayan bir zaman
Let's meet for coffee sometime
Bir ara kahve içmek için buluşalım
teşvik
Sahnedebirini bir şey yapmaya ikna etme çabası
Her words were a strong urge to study
Onun sözleri ders çalışmak için güçlü bir teşvikti
dürtü
bir şeyi yapmaya yönelik güçlü arzu veya istek
I had a sudden urge to laugh
Aniden gülme isteği duydum
teşvik etmek
birini bir şey yapmaya kuvvetle yönlendirmek
I urge you to follow your dreams
Hayallerinin peşinden gitmeni şiddetle tavsiye ederim
ısrar etmek
birinden bir şey yapmasını kuvvetle istemek
He urged me to tell the truth
Doğruyu söylemem için bana ısrar etti
yumuşak
Sahnedesakin ve sert olmayan
He has a gentle voice
Onun yumuşak bir sesi var
nazik
Sahnedekaba olmayan ve sakin
He is a gentle person
O nazik bir insan
nazik
kibar veya iyi kalpli kişi
He is a gentle man
O nazik bir adamdır
mal varlığı
Sahnedebir kişinin sahip olduğu tüm para mülk ve eşyalar
He left his entire estate to his sister
Tüm mal varlığını kız kardeşine bıraktı
malikane
üzerinde ev bulunan geniş arazi
He lives on a large estate
Geniş bir malikanede yaşıyor
statü
belirli bir sosyal veya yasal konum
He holds a high estate in society
Toplumda yüksek bir statüye sahip
anlamak
Sahnededüşünerek bir şeyi kavramak
I can't figure out how this works
Bunun nasıl çalıştığını anlayamıyorum
çözmek
bir problemi çözmek veya bir şeyi anlamak
I need to figure out this puzzle
Bu bulmacayı çözmem gerekiyor
çözmek
bir sorunun cevabını bulmak veya bir şeyin nasıl çalıştığını anlamak
I will figure out how to fix this
Bunu nasıl tamir edeceğimi çözeceğim
tahmin etmek
bir şeyin muhtemel olduğuna inanmak veya düşünmek
I figured out it would rain
Yağmur yağacağını tahmin ettim
eğilmek
Sahnedevücudun dik durmaması için hareket ettirilmesi
Do not lean against the wall
Duvara yaslanma
kıt
bir şeyin çok az olması
It was a lean year
Kıt bir yıldı
yağsız
vücutta çok az yağ olması
I like lean meat
Yağsız eti severim
eğiliminde olmak
bir şeyi tercih etme veya seçme olasılığı
I lean toward the blue shirt
Mavi gömleğe eğilimindeyim
bağlantı
Sahnedebir şeye erişim sağlamaya veya yardım etmeye yarayan kişi
He is my hookup for concert tickets
Konser biletleri için bağlantım o
tek gecelik ilişki
cinsel amaçlı, ciddi olmayan geçici ilişki
They had a casual hookup
Tek gecelik bir ilişki yaşadılar
başka
Sahnedebelirtilenlerin dışında veya ek olarak
Who else is coming?
Başka kim geliyor?
başka
farklı bir kişi veya şey
I want to go somewhere else
Başka bir yere gitmek istiyorum
başka türlü
farklı bir biçimde
How else can I do this
Bunu başka türlü nasıl yapabilirim
aksi takdirde
eğer böyle olmazsa
Hurry up, else we'll be late
Acele et, yoksa geç kalacağız
Kalan 563 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 573 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap