

Every Year After — 1. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
567 kelime
kutsal
SahnedeTanrı veya din ile ilgili olan
This is a holy place
Burası kutsal bir yer
aman
öfke veya şaşkınlık belirtmek için kullanılır
Holy cow, look at that
Vay canına, şuna bak
bahis oynamak
Sahnedebir oyun veya yarış için para riske atmak
He bet on the red car
Kırmızı arabaya bahis oynadı
bahse girmek
bir şeyden çok emin olmak
I bet he is late
Bahse girerim geç kalmıştır
seçenek
en uygun veya yararlı olan tercih
Taking the train is your best bet
Trene binmek en iyi seçeneğin
bahse girmek
bir şeyin doğru olacağına dair iddiaya girmek
I bet he will arrive late
Onun geç geleceğine bahse girerim
gülmek
Sahnedebir şeyin komik olduğunu belirtmek için ses çıkarmak
He laughs at the joke
Şakaya gülüyor
gülüş
mutlu veya eğlenmişken çıkarılan ses
I heard her laugh
Onun gülüşünü duydum
kahkaha
insanları gülümseten veya eğlendiren şey
That joke was a good laugh
O şaka çok iyi bir kahkahaydı
kıkırdamak
Sahnedesessiz ve hafif bir şekilde gülmek
The students were snickering at the mistake
Öğrenciler hataya kıkırdıyorlardı
evde
Sahnedeyaşadığı yerde olmak
He is at home
O evde
evinde gibi
bir yerde mutlu ve rahat hissetmek
I feel at home here
Burada kendimi evimde gibi hissediyorum
yavaş
Sahnededüşük hızda olan
The train is very slow
Tren çok yavaş
yavaş
düşük bir hızla veya az bir hareketle gerçekleşen
Business was slow today
Bugün işler yavaştı
yavaşlatmak
bir şeyin hızını azaltmak
You must slow down
Yavaşlamalısın
yavaş
düşük hızda hareket eden
The train is very slow
Tren çok yavaş
balıkçılık
Sahnedebalık yakalama sporu veya uğraşı
Fishing is a popular hobby
Balıkçılık popüler bir hobidir
balık tutma
balık yakalamaya çalışma
We are going fishing today
Bugün balık tutmaya gidiyoruz
balıkçılık
balık tutma eylemi
He enjoys fishing in the lake
O gölde balık tutmaktan hoşlanır
olta balıkçılığı
boş zamanlarda balık tutma hobisi
Fishing is a relaxing hobby
Balıkçılık rahatlatıcı bir hobidir
fısıltı
Sahnedekonuşurken çıkarılan çok sessiz ses
I heard quiet whispering in the room
Odada kısık bir fısıltı duydum
fısıldamak
çok alçak sesle konuşmak
She is whispering
O fısıldıyor
fısıltı
gizli veya sessiz bir haber
There were whisperings about the plan
Plan hakkında fısıltılar vardı
nazik
Sahnedekaba olmayan ve sakin
He is a gentle person
O nazik bir insan
nazik
kibar veya iyi kalpli kişi
He is a gentle man
O nazik bir adamdır
yumuşak
sakin ve sert olmayan
He has a gentle voice
Onun yumuşak bir sesi var
kelime hazinesi
Sahnedebir kişinin bildiği veya kullandığı tüm kelimeler
Reading books improves your vocabulary
Kitap okumak kelime hazinenizi geliştirir
Kalan 557 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 567 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap