

Fleabag — 1. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
336 kelime
gürültü
Sahnededuyulan ses
There is a lot of noise
Çok fazla gürültü var
hey
Sahnededikkat çekmek veya şaşkınlık belirtmek için kullanılır
Hey, look at this!
Hey, şuna bak!
restoran
Sahnedeyemek satın alıp yiyebileceğiniz yer
This restaurant is very famous
Bu restoran çok ünlü
restoran
yemek yenen yer
Let's meet at the restaurant
Restoranda buluşalım
restoran
yemek servisi yapılan yer
The restaurant is closed today
Restoran bugün kapalı
restoran
yemek yiyebileceğiniz bir yer
I like to eat at a restaurant
Restoranda yemek yemeyi severim
sanat eseri
Sahnedebir sanatçı tarafından yapılan resim veya çizimler
The museum has beautiful artwork
Müzede güzel sanat eserleri var
dışında tutmak
Sahnedebirini veya bir şeyi dahil etmemek
They kept me out of the meeting
Beni toplantının dışında tuttular
kalmadı
bir şeyin elinde tükenmiş olması
We are out of sugar
Şekerimiz kalmadı
dışarı
bir yerin içinden dışına doğru hareket etmek
She ran out of the room
Odadan dışarı koştu
nedeniyle
bir şeyin sonucu olarak
I did it out of curiosity
Bunu meraktan yaptım
-den
bir yerden veya kaynaktan gelmek
I got the water out of the tap
Suyu musluktan aldım
arasından
bir grubun içinden seçilmek
Choose one out of these three
Bu üçünün arasından bir tane seç
içinden
bir şeyin iç kısmından gelmek
He came out of the room
Odanın içinden geldi
yoksun
bir şeye sahip olmamak
We are out of bread
Ekmeksiz kaldık
uzaklaşarak
bir yerden ayrılmak
Please get out of my house
Lütfen evimden çık
dışında
artık bir grubun parçası olmamak
He is out of the team
O artık takımın dışında
tükenmiş
bir şeyin bitmiş olması
We are out of gas
Benzinimiz bitti
dışarıda
bir yerin içinde olmamak
She is out of the office
Ofisin dışında
dışarı
bir yerin içerisi olmaması
Stay out of the rain
Yağmurun dışında kal
çıkararak
bir şeyi bir yerden almak
Take the keys out of your pocket
Anahtarları cebinden çıkar
alınarak
birini veya bir şeyi bir yerden uzaklaştırmak
They took the boy out of school
Çocuğu okuldan aldılar
kalmamış
bir şeyin tamamen bitmiş olması
We are out of sugar for the tea
Çay için şekerimiz kalmadı
tamamlamak
Sahnedezor bir işi bitirmek veya zor bir dönemi atlatmak
I need to get through my homework
Ödevimi tamamlamam gerekiyor
geçmek
bir taraftan diğer tarafa başarıyla geçmek
The car could not get through the narrow street
Araba dar sokaktan geçemedi
biraz
Sahnedeküçük bir derecede
I am slightly tired
Biraz yorgunum
kanserli
Sahnedekanser hastalığına sahip veya kanserle ilgili
The doctor removed the cancerous tumor
Doktor kanserli tümörü çıkardı
palto
Sahnedesıcak tutmak için giyilen dış giysi
I wear a coat in winter
Kışın palto giyerim
katman
bir yüzeye yayılan ince tabaka
He applied a second coat of paint
İkinci kat boyayı uyguladı
tuhaf
Sahnedenormalden veya beklenenden farklı
He is a very odd man
O çok tuhaf bir adam
olasılık
bir şeyin gerçekleşme ihtimali
The odds of winning are low
Kazanma olasılığı düşük
tek
ikiye tam bölünemeyen sayı
Three is an odd number
Üç tek bir sayıdır
tek tük
nadiren gerçekleşen veya ortaya çıkan
I do odd jobs for my neighbors
Komşularım için tek tük işler yapıyorum
Kalan 326 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 336 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap