

Fleabag — 2. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
413 kelime
son zamanlarda
Sahnedeyakın geçmişte
I have been very busy lately
Son zamanlarda çok meşguldüm
bırakmak
Sahnedebir şeyi olduğu yerde tutmak
Leave your coat on the chair
Ceketini sandalyede bırak
ayrılmak
bir yerden başka bir yere gitmek
They left the house early
Evden erkenden ayrıldılar
bırakmak
birine bir şey devretmek
He left his money to his son
Parasını oğluna bıraktı
izin
bir şey yapma müsaadesi
He asked for leave to visit his family
Ailesini ziyaret etmek için izin istedi
dışarı çıkmak
Sahnedebir yerden ayrılmak veya görünür olmak
The sun came out
Güneş çıktı
dökülmek
yerinden ayrılmak veya düşmek
His tooth came out
Dişi düştü
sonuçlanmak
belli bir şekilde sonuçlanmak
The photo came out well
Fotoğraf güzel çıktı
açıkça söylemek
bir şeyi dürüstçe ve doğrudan ifade etmek
He finally came out about the truth
Sonunda gerçekler hakkında açıkça konuştu
yayımlanmak
bir eserin halka sunulması veya duyurulması
The new book will come out soon
Yeni kitap yakında yayımlanacak
ergen
Sahnede13 ile 19 yaş arasındaki kimse
She is a typical teenager
O tipik bir ergen
ergen
13 ile 19 yaş arasındaki kişi
She is a teenager
O bir ergendir
ilk
Sahnedezaman veya sıra bakımından herkesten önce gelen
She was the first person to arrive
O gelen ilk kişiydi
birinci sınıf
mümkün olan en yüksek standartta
This hotel provides first class service
Bu otel birinci sınıf hizmet sunuyor
başlangıçta
en başta veya başlangıç aşamasında
At first I did not understand
Başlangıçta anlamadım
indirim çeki
Sahnedeindirim veya ücretsiz ürün almanızı sağlayan belge
I used a voucher to get a discount on my meal
Yemeğimde indirim almak için bir indirim çeki kullandım
kapı
Sahnedebina veya oda girişindeki hareketli panel
Close the door please
Lütfen kapıyı kapat
kapı
girişe izin vermek için açılıp kapanan hareketli panel
The door is open
Kapı açık
kapı
bir odaya girmek için açılan panel
He is at the door
O kapıda
kapı
bir odaya veya binaya girişi kapatmaya yarayan hareketli engel
Please close the door
Lütfen kapıyı kapat
berbat
Sahnedeçok kötü veya hoş olmayan
The movie was awful
Film berbattı
çok
çok fazla veya aşırı derecede
He has an awful lot of money
Çok fazla parası var
aşırı
son derece
It was an awful long time
Aşırı uzun bir zamandı
kötü
çok fena veya nahoş olan
The weather was awful yesterday
Hava dün çok kötüydü
hastane
Sahnedehasta insanların tedavi edildiği yer
He is in the hospital
O, hastanede
hastane
Sahnedehastaların tedavi edildiği bina
I went to the hospital for a checkup
Kontrolüm için hastaneye gittim
sağlık merkezi
tıbbi hizmetlerin sunulduğu yer
The medical center is very busy today
Sağlık merkezi bugün çok yoğun
hastane
hastaların tedavi edildiği yer
He works at the hospital
O hastanede çalışıyor
denemek
Sahnedebir şeyi yapmak için çaba sarf etmek
I will try to run
Koşmayı deneyeceğim
denemek
bir şeyin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek
Try this cake
Bu keki dene
yargılamak
mahkemede suçlu olup olmadığına karar vermek için delilleri incelemek
They will try the suspect in court
Şüpheliyi mahkemede yargılayacaklar
Kalan 403 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 413 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap