

Lost — 1. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
355 kelime
cenaze evi
Sahnedeölülerin defnedilmek veya yakılmak için hazırlandığı yer
They went to the funeral home to say goodbye
Veda etmek için cenaze evine gittiler
cenaze evi
ölülerin defin töreni için hazırlandığı yer
We visited the funeral home
Cenaze evini ziyaret ettik
cenaze evi
ölülerin hazırlandığı ve törenlerin yapıldığı yer
We went to the funeral home
Cenaze evine gittik
sus
Sahnedekonuşmayı bırakmak veya birini susturmak
Please shut up
Lütfen sus
susturmak
birinin konuşmayı bırakmasını sağlamak
Just shut up and listen
Sadece sus ve dinle
susmak
konuşmayı kesmek veya birine sessiz kalmasını söylemek
Please shut up while I am working
Çalışırken lütfen sus
susmak
konuşmayı bırakmak
Please shut up and listen
Lütfen sus ve beni dinle
özel
Sahnedesıradan olmayan durum
Today is a special day
Bugün özel bir gün
özel
sınırlı süreliğine sunulan ürün veya hizmet
The lunch special is very cheap
Öğle yemeği menüsü çok ucuz
özel ikram
zevk veren bir şey
Getting ice cream was a special treat
Dondurma yemek özel bir ikramdı
özel
alışılmış olandan farklı
Today is a very special day
Bugün çok özel bir gün
efendim
Sahnedebir erkeğe hitap ederken kullanılan nazik bir ifade
Yes, sir
Evet, efendim
yerinden etmek
Sahnedebirini bulunduğu konumdan çıkarmak veya değiştirmek
I was bumped from the flight
Uçuştan çıkarıldım
cinsel ilişkiye girmek
cinsel ilişkiye girmek
They bumped
Cinsel ilişkiye girdiler
çarpmak
bir şeye vurmak veya çarpmak
I bumped into the table
Masaya çarptım
şişlik
bir yüzeydeki küçük kabarık alan
He has a bump on his head
Başında bir şişlik var
yerinden etmek
birini bulunduğu pozisyondan çıkarmak
They bumped me from the flight
Havayolu beni uçuştan çıkardı
artış
miktarda veya seviyede ani yükseliş
We need a salary bump
Maaş artışına ihtiyacımız var
tok ses
müzikte derin ve ağır bas sesi
I can hear the bass bump
Basın tok sesini duyabiliyorum
çıkarmak
birini bulunduğu yerden uzaklaştırmak
They bumped him from the team
Onu takımdan çıkardılar
basınç
Sahnedebir şeye karşı uygulanan itme gücü
The water pressure is high
Su basıncı yüksek
baskı
Sahnedetaleplerin neden olduğu stres veya endişe hissi
He is under a lot of pressure
Çok fazla baskı altında
baskı yapmak
birine bir şey yaptırmaya çalışmak
They pressured him to sign the paper
Kağıdı imzalaması için ona baskı yaptılar
engel
Sahnedehareketi veya ilerlemeyi durduran şey
The fence is a barrier
Çit bir engeldir
uzak durmak
Sahnedebir şeye temas etmemek veya bir yerden uzak kalmak
Please keep off the grass
Lütfen çimlerden uzak durun
uzak tutmak
birinin bir yere gitmesini engellemek
The fence keeps people off the field
Çit insanları sahadan uzak tutar
teşekkür
Sahnedeminnet veya şükran ifadesi
Many thanks for the help
Yardım için çok teşekkürler
teşekkür etmek
birine minnettarlığını bildirmek
I want to thank you
Sana teşekkür etmek istiyorum
doğru
Sahnedegerçek veya hatasız
You are right
Haklısın
hak
yasal veya ahlaki talep
Everyone has the right to education
Herkesin eğitim hakkı vardır
sağ
solun karşı tarafı
Turn right at the corner
Köşeden sağa dön
tam
doğrudan ya da kesin bir biçimde
The hotel is right beside the station
Otel istasyonun tam yanında
Kalan 345 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 355 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap