

Lost — 1. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
468 kelime
incinmiş
Sahnedefiziksel veya duygusal acı hissetmek
He felt deeply hurt
Derinden incinmiş hissetti
incitmek
birine veya bir şeye fiziksel ya da duygusal zarar vermek
Don't hurt your brother
Kardeşini incitme
kırgın
üzgün veya alınmış hissetmek
She felt hurt by his words
Onun sözleri yüzünden kırgın hissetti
acıtmak
birine fiziksel acı vermek
Don't hurt your knee
Dizini acıtma
biliyorsun
Sahnededinleyicinin anlayıp anlamadığını kontrol etmek veya duraksamak için kullanılır
It is a bit expensive, you know
Biraz pahalı, biliyorsun
hani
konuşurken dikkat çekmek veya düşünürken kullanılan bir ifade
You know, I am not sure about this
Hani, bu konuda emin değilim
bilmek
bir şey hakkında bilgi sahibi olmak
Do you know the answer
Cevabı biliyor musun
renk
Sahnedekırmızı veya mavi gibi renklerin adı
Red is my favorite color
Kırmızı benim en sevdiğim renktir
boyamak
bir şeye renk vermek
She colors the picture
Resmi boyuyor
etkilemek
birinin bir şey hakkındaki düşünce veya duygularını biçimlendirmek
His past experiences colored his view
Geçmiş deneyimleri görüşünü etkiledi
ten rengi
kişinin cildinin doğal rengi
His color is pale
Ten rengi solgun
yok etmek
Sahnedebir şeyi tamir edilemeyecek kadar ağır hasara uğratmak
The storm destroyed the village
Fırtına köyü yok etti
ezip geçmek
bir oyunda veya yarışmada birini çok kolay bir şekilde yenmek
We destroyed the other team in the game
Oyunda diğer takımı ezip geçtik
yok etmek
bir şeyi tekrar kullanılamayacak hale getirmek
The storm destroyed the old house
Fırtına eski evi yok etti
öldürmek
bir canlının yaşamına son vermek
They had to destroy the sick dog
Hasta köpeği öldürmek zorunda kaldılar
hareketli
Sahnedeyer değiştiren
The car is moving
Araba hareket ediyor
duygulandırıcı
güçlü duygular uyandıran
It was a moving story
Duygulandırıcı bir hikayeydi
taşınmak
yaşadığı yeri değiştirmek
We are moving to a new city next week
Gelecek hafta yeni bir şehre taşınıyoruz
isteksiz
Sahnedebir şeyi yapmaya gönülsüz olan
He was reluctant to help
Yardım etmeye isteksizdi
sebep
Sahnedebir şeyin meydana gelmesine yol açan neden
Give me one good reason
Bana tek bir geçerli sebep ver
mantık yürütmek
mantık kullanarak bir sonuca varmak
We must reason logically
Mantıklı bir şekilde düşünmeliyiz
akıl
mantıklı düşünme yetisi
Humans have the power of reason
İnsanlar akıl yürütme gücüne sahiptir
dakika
Sahnedealtmış saniyelik zaman dilimi
I will be back in a minute
Bir dakika içinde geri döneceğim
çok küçük
boyutu son derece ufak olan
The scientist studied the minute particles
Bilim insanı çok küçük parçacıkları inceledi
tutanak
bir toplantıda konuşulanların resmi yazılı kaydı
They read the minutes of the meeting
Toplantı tutanaklarını okudular
tam o an
bir şeyin gerçekleştiği an
Call me the minute you arrive
Vardığın an beni ara
seçenek
Sahnedeseçilebilecek şey
You have two options
İki seçeneğiniz var
seçenek
birkaç olasılık arasından tercih yapma imkanı
You have the option to leave early
Erken ayrılma seçeneğin var
şu anda
Sahnedetam şu an veya bulunulan an
I am studying right now
Şu anda ders çalışıyorum
şu anda
içinde bulunulan an
I am busy right now
Şu anda meşgulüm
hemen
tam bu anda
I need to go right now
Hemen gitmem gerekiyor
Kalan 458 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 468 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap