

Lost — 1. Sezon Bölüm 10
Kelimeler ve anlamları
456 kelime
cesaret etmek
Sahnedebir şeyi yapmaya cesareti olmak
He didn't dare to jump
Atlamaya cesaret edemedi
meydan okuma
cesaret göstermek için yapılan riskli eylem
I accepted the dare
Meydan okumayı kabul ettim
cesaret etmek
risk almaya veya yeni şeyler denemeye istekli olmak
She dared to sing on the stage
O sahnede şarkı söylemeye cesaret etti
kusursuz
Sahnedehiçbir hatası veya kusuru olmayan
This diamond is perfect
Bu elmas kusursuz
mükemmelleştirmek
bir şeyi kusursuz hale getirmek
She wants to perfect her skills
Becerilerini mükemmelleştirmek istiyor
tam puan
okul çalışması için verilen en yüksek not
She got a perfect on her history exam
Tarih sınavından tam puan aldı
bahane
bir hatayı açıklamak için öne sürülen neden
That is just a perfect for being late
Bu geç kalmak için sadece bir bahane
ağrılı
Sahnedeağrıyan veya rahatsız hissettiren
My muscles are sore
Kaslarım ağrıyor
yara
ciltteki ağrılı bölge
He has a sore on his lip
Dudağında bir yara var
alıngan
çabuk darılan veya kolayca sinirlenen
He is a sore loser
O yenilgiyi kabullenemeyen biridir
ne
Sahnedeöfke veya şaşkınlık belirtmek için kullanılan vurgu
What the hell is happening
Ne halt oluyor burada
harika
Sahnedeçok iyi
You did a great job
Harika bir iş çıkardın
büyük
boyut veya derece olarak çok büyük
It was a great success
Büyük bir başarıydı
büyük
soy ağacında bir kuşak öncesi
He is my great-grandfather
O benim büyük büyükbabam
en az
Sahnedebelirtilen miktardan daha az olmayan
I need at least ten dollars
En az on dolara ihtiyacım var
en azından
bir sorun olsa da olumlu bir yanını belirtmek için kullanılır
At least it is not raining
En azından yağmur yağmıyor
bari
yapılması beklenen en basit şeyi belirtmek için kullanılır
You could at least say sorry
Bari özür dileyebilirdin
en azından
hiç değilse biraz olsun
It is at least warm here
Burası en azından sıcak
teşekkür
Sahnedeminnet veya şükran ifadesi
Many thanks for the help
Yardım için çok teşekkürler
teşekkür etmek
birine minnettarlığını bildirmek
I want to thank you
Sana teşekkür etmek istiyorum
beklemek
Sahnedekısa bir süre beklemek veya durmak
Please hold on a moment
Lütfen bir an bekleyin
sıkıca tutmak
bir şeyi sıkıca kavramak
Hold on to the rail
Korkuluğa sıkıca tutun
tutmak
bir şeyi bulunduğu konumda bırakmamak
Hold on to your ticket
Biletinizi elinizde tutun
yeterli
Sahnedeistenilen ya da gereken miktarda
Do you have enough water
Yeterli suyun var mı
yeter
artık daha fazlasına gerek yok
That is enough
Bu kadar yeter
yeterli
ihtiyaç kadar olan
I have enough money
Yeterince param var
yeterli
gerektiği kadar
This is enough for me
Bu benim için yeterli
gözlerini kaçırmak
Sahnedegörmek istemediği bir şeye bakmamak için bakışlarını çevirmek
He averted his gaze
Bakışlarını kaçırdı
önlemek
bir şeyin olmasını engellemek
He averted the accident
Kazayı önledi
Kalan 446 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 456 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap