

Lost — 1. Sezon Bölüm 12
Kelimeler ve anlamları
436 kelime
peşinden gitmek
Sahnedebirinin veya bir şeyin ardından gitmek
The dog followed me home
Köpek eve kadar peşimden geldi
uymak
birinin söylediklerini yerine getirmek
You should follow the instructions
Talimatlara uymalısın
ardından gelmek
bir şeyden sonra meydana gelmek
Night follows day
Günden sonra gece gelir
izlemek
birinin faaliyetlerini dikkatle gözlemlemek
Follow the latest news
En son haberleri izle
berbat
Sahnedekalitesi çok düşük olan
The service is piss poor
Hizmet berbat
eşlik etmek
Sahnedebirinin yanına gitmek
Join us for lunch
Öğle yemeği için bize katılın
katılmak
bir grubun parçası olmak
I want to join the club
Kulübe katılmak istiyorum
evlendirmek
evlilik yoluyla birleştirmek
The priest joined them in marriage
Rahip onları evlilikle birleştirdi
birleştirmek
iki şeyi birbirine bağlamak
Please join these two pieces of rope
Lütfen bu iki ip parçasını birleştirin
kutu
Sahnededüz kenarları olan bir kap
Put the books in the box
Kitapları kutuya koy
sınıflandırmak
birini belirli bir kategoriye koymak
They try to box people into categories
İnsanları kategorilere ayırmaya çalışıyorlar
boks yapmak
yumruklarla dövüşmek
They like to box on weekends
Hafta sonları boks yapmayı severler
paketlemek
bir şeyi kutunun içine koymak
Please box the items carefully
Lütfen eşyaları dikkatlice paketleyin
civarında
Sahnedebir yerin yakınındaki alan
Many trees are around the school
Okulun civarında çok ağaç var
aşina
bir şeyi nasıl kullanacağını veya idare edeceğini bilmek
She knows her way around the office
Ofis konusunda bilgisi var
tersine
bir şeyin yönünü veya sonucunu değiştirmek
We must turn the situation around
Durumu tersine çevirmeliyiz
olmak
Sahnedemeydana gelmek veya gerçekleşmek
What happened?
Ne oldu?
meydana gelmek
bir şeyin gerçekleşmesi
Something strange happened
Tuhaf bir şey oldu
başına gelmek
bir olayın birinin başına gelmesi
That happened to my friend
Bu arkadaşımın başına geldi
bıkmış
Sahnedebir şeyden sıkılmış veya bıkmış olmak
I am sick of waiting
Beklemekten bıktım
bıkmış
bir şeye uzun süre maruz kaldığın için ondan sıkılmış olmak
I am sick of this cold weather
Bu soğuk havadan bıktım
aksi takdirde
Sahnedeaksi durumda veya başka bir şey olursa
Hurry up, otherwise you will be late
Acele et, aksi takdirde geç kalacaksın
başka türlü
başka bir şekilde veya farklı olarak
I thought otherwise
Ben farklı düşündüm
-sa bile
Sahnedebir şey ne olursa olsun gerçekleşeceğini belirtmek için kullanılır
I will go even if it rains
Yağmur yağsa bile gideceğim
dağınıklık
Sahnededüzensiz veya kirli durum
This room is a mess
Bu oda çok dağınık
kurcalamak
düzeni bozmak veya sorun çıkarmak
Don't mess with the settings
Ayarları kurcalama
Kalan 426 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 436 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap