

Lost — 1. Sezon Bölüm 16
Kelimeler ve anlamları
465 kelime
gerçek
Sahnededoğru veya gerçek olan bir şey
It is a fact that the earth is round
Dünyanın yuvarlak olduğu bir gerçektir
aslında
bir şeyin doğru olduğunu vurgulamak veya ek bilgi vermek için kullanılır
In fact, it is very cold
Aslında hava çok soğuk
gerçek
doğru olduğu bilinen şey
This is a known fact
Bu bilinen bir gerçektir
gerçek
doğru olan bir şey
It is a fact that the earth is round
Dünyanın yuvarlak olması bir gerçektir
üzülmek
Sahnedeüzgün veya endişeli bir duruma gelmek
He did not get upset
O üzülmedi
çok
Sahnedebüyük bir miktar veya sayı
I have a lot of books
Çok kitabım var
çok
büyük bir miktar veya sayı
There are a lot of people here
Burada çok insan var
herhangi bir yer
Sahnedeherhangi bir yer veya herhangi bir yere
You can sit anywhere
Herhangi bir yere oturabilirsin
herhangi bir yer
her türlü konum veya yön
You can sit anywhere you want
İstediğin herhangi bir yere oturabilirsin
herhangi bir yer
herhangi bir konum veya mekan
You can sit anywhere you want
İstediğin yere oturabilirsin
hiçbir yer
olumsuz cümlelerde belirtilen herhangi bir konum
I cannot find my keys anywhere
Anahtarlarımı hiçbir yerde bulamıyorum
satmak
Sahnedebir şeyi para karşılığında vermek
I will sell my old phone
Eski telefonumu satacağım
satmak
kişisel çıkar için birini ele vermek
He sold his partner to the police
Ortağını polise sattı
ikna etmek
birini bir şeye inanmaya ikna etmek
He sold me on the new plan
Beni yeni plana ikna etti
satmak
bir fikri veya planı başkasına kabul ettirmek
He tried to sell his new plan to the team
Yeni planını takıma satmaya çalıştı
varmak
Sahnedebir yere ulaşmak
We will come to the city soon
Şehre yakında varacağız
farkına varmak
bir şeyi yavaşça anlamak
I slowly came to realize the truth
Yavaş yavaş gerçeğin farkına vardım
kanaatine varmak
bir kişi ya da durum hakkında belirli bir görüşe sahip olmak
I have come to believe that he is honest
Onun dürüst olduğu kanaatine vardım
değinmek
bir konu hakkında konuşmaya başlamak
We will come to that topic later
O konuya sonra değineceğiz
gelmek
belirli bir yere ulaşmak
Please come to my office
Lütfen ofisime gel
ziyaret etmek
birinin yanına gidip vakit geçirmek
Please come to see me
Lütfen beni ziyarete gel
başlamak
bir şeyi yapmaya girişmek
I come to like this song
Bu şarkıyı sevmeye başlıyorum
ilgili olmak
bir konu hakkında olmak
When it comes to cooking he is an expert
Yemek pişirmek söz konusu olduğunda o bir uzmandır
ayılmak
tekrar bilinci yerine gelmek
The patient started to come to after the surgery
Hasta ameliyattan sonra ayılmaya başladı
önce
Sahnedeşimdiye göre geçmişte kalmış zaman
I arrived an hour ago
Bir saat önce geldim
önce
şimdiden önce veya geçmişte
I saw him two days ago
Onu iki gün önce gördüm
sormak
Sahnedebirine soru yöneltmek
I need to ask a question
Bir soru sormam gerekiyor
istemek
bir şeyi yapmayı planlamak
I ask to do this task
Bu görevi yapmayı istiyorum
rica etmek
bir şey istemek
I ask for a pen
Bir kalem rica ediyorum
ada
Sahnededört bir yanı sularla çevrili kara parçası
They live on a small island
Küçük bir adada yaşıyorlar
ada
etrafı sularla çevrili kara parçası
This is a small island
Bu küçük bir ada
ada
etrafı sularla çevrili olan toprak kütlesi
Hawaii is a famous island
Hawaii ünlü bir adadır
ne kadar
Sahnedebir şeyin miktarı
How much is this
Bu ne kadar
çok
büyük ölçüde
I like it very much
Onu çok seviyorum
pek
küçük bir ölçüde
It did not help much
Pek yardımcı olmadı
fazla
geriye kalan miktar
Not much is left
Geriye fazla bir şey kalmadı
Kalan 455 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 465 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap