

Lost — 1. Sezon Bölüm 19
Kelimeler ve anlamları
350 kelime
yaban domuzu
Sahnedeyabani erkek domuz
The boar lives in the forest
Yaban domuzu ormanda yaşar
yaban domuzu
erkek yabani domuz
The boar ran into the forest
Yaban domuzu ormana doğru koştu
başa çıkmak
Sahnedebir durumla veya sorunla ilgilenmek
I can handle this problem
Bu sorunla başa çıkabilirim
kulp
Sahnedebir nesneyi tutmaya veya taşımaya yarayan kısım
Please hold the handle of the door
Lütfen kapının kulpunu tut
takma ad
kimlik belirlemek için kullanılan isim veya lakap
What is your Twitter handle
Twitter kullanıcı adın nedir
uzatmak
bir şeyi elden ele teslim etmek
Handle the book to your friend
Kitabı arkadaşına uzat
doğrudan
Sahnedeçok doğrudan bir şekilde
We need to deal with this head on
Bununla doğrudan yüzleşmemiz gerekiyor
cepheden
bir şeyin ön kısmı karşıya bakacak şekilde
The two cars crashed head on
İki araba kafa kafaya çarpıştı
yönelmek
belli bir yöne doğru ilerlemek
We should head on to the next town
Bir sonraki kasabaya yönelmeliyiz
çare
Sahnedebir hastalığı iyileştiren şey
This tea is a natural remedy
Bu çay doğal bir çaredir
gidermek
bir durumu düzeltmek veya iyileştirmek
We must remedy this situation
Bu durumu düzeltmeliyiz
çare
bir hastalığı veya sorunu düzelten tedavi yöntemi
There is no simple remedy for this problem
Bu sorunun basit bir çaresi yok
ağır
Sahnedeağırlığı fazla olan
This box is heavy
Bu kutu ağır
ciddi
önemli veya zorlu durum
This is a heavy topic
Bu ciddi bir konu
ağır
çok yağlı veya şekerli olan
This chocolate cake is very heavy
Bu çikolatalı kek çok ağır
heavy metal
yüksek sesli ve sert bir rock müzik türü
He listens to heavy metal
O heavy metal dinliyor
güzel
Sahnedegöze veya zihne hoş gelen
She has a beautiful voice
Onun güzel bir sesi var
güzel
göze hitap eden ve hoş görünen
She is a beautiful woman
O güzel bir kadın
aşırı hevesli
Sahnedebir şeye karşı gereğinden fazla coşkulu veya istekli
The overzealous guard checked our bags twice
Aşırı hevesli güvenlik görevlisi çantalarımızı iki kez kontrol etti
doğurtmak
Sahnedebir bebeğin doğumuna yardımcı olmak
The doctor will deliver the baby
Doktor bebeği doğurtacak
teslim etmek
bir şeyi ihtiyaç duyulan yere götürmek
The courier will deliver the package tomorrow
Kurye paketi yarın teslim edecek
yerine getirmek
vaat edilen veya beklenen bir şeyi gerçekleştirmek
They promised to deliver results
Sonuçları yerine getireceklerine söz verdiler
sunmak
bir topluluğa resmi bir konuşma yapmak
The professor will deliver a lecture today
Profesör bugün bir ders sunacak
hazır
Sahnedehazırlanmış durumda olan
I am ready to go
Gitmeye hazırım
makas
Sahnedekesmek için kullanılan iki bıçaklı alet
I need scissors to cut the paper
Kağıdı kesmek için makasa ihtiyacım var
makas
iki bıçaklı kesme aracı
Where are the scissors
Makaslar nerede
makaslamak
makas ile kesmek
He will scissors the paper
Kâğıdı makaslayacak
Kalan 340 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 350 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap