

Lost — 2. Sezon Bölüm 21
Kelimeler ve anlamları
382 kelime
bilmek
Sahnedebilgi sahibi olmak
I know the answer
Cevabı biliyorum
biliyorsun
dinleyicinin anladığını teyit etmek için kullanılır
It is hard, you know
Zor, biliyorsun
biliyorsun
dinleyicinin anladığından emin olmak veya konuşurken duraksamak için kullanılan söz
It is a nice car, you know, very fast
Güzel bir araba, biliyorsun, çok hızlı
iyi
Sahnedeyeterince iyi veya tatmin edici
I feel fine today
Bugün iyi hissediyorum
para cezası
bir kural veya yasayı çiğnediğiniz için ödemeniz gereken para
He paid a fine for parking
Park ettiği için para cezası ödedi
zinde
iyi bir sağlık durumu içinde
She is feeling fine today
Bugün kendini zinde hissediyor
ufak
boyut veya miktar olarak çok küçük
There is fine sand on the beach
Sahilde ufak kumlar var
iyi
kabul edilebilir veya sorunsuz olan
Everything will be fine
Her şey iyi olacak
güzel
göze hoş gelen veya çekici
She looks very fine today
Bugün çok güzel görünüyor
kaliteli
çok iyi niteliğe sahip olan
This is a fine piece of work
Bu kaliteli bir iş
yeterli
kabul edilebilir veya yeterli olan
It is fine to stay here
Burada kalmak yeterli
rapor
Sahnedebir olay veya durum hakkındaki anlatım
She gave a detailed report
Detaylı bir rapor verdi
bildirmek
talimat üzerine bir yere gitmek
Report to the manager immediately
Derhal müdüre başvurun
bildirmek
bir konu hakkında bilgi vermek
She reported the news to her boss
Haberleri patronuna bildirdi
rapor
bilgi veya bulguların yazılı açıklaması
I wrote a report for school
Okul için bir rapor yazdım
tek başına
Sahnederahatsız edilmeden
Please leave me alone
Lütfen beni yalnız bırak
sadece
tek bir şeyin yeterli olduğunu vurgulamak için kullanılır
The cost alone is high
Sadece maliyeti bile yüksek
yalnız
yanında başka kimse olmayan
She is alone
O yalnız
yalnız
başka kimse olmadan
He walked home alone
Eve yalnız yürüdü
ayağı kaymak
Sahnededengeni kaybedip yere düşmek
He slipped on the ice
Buzda ayağı kaydı
sokuşturmak
bir şeyi gizlice veya hızlıca yerleştirmek
He slipped a note into his pocket
Notu gizlice cebine sokuşturdu
kağıt parçası
küçük boyutlu kağıt
Write it on a slip of paper
Onu küçük bir kağıda yaz
gizlice vermek
bir şeyi fark ettirmeden birine iletmek
He slipped her a note
Ona gizlice bir not verdi
önemsiz
Sahnedebüyük bir değere veya anlama sahip olmayan
This detail is unimportant
Bu detay önemsizdir
şaka yapmak
Sahnedeciddi olmayan bir şey söylemek
I am just kidding
Sadece şaka yapıyorum
çocuk
genç bir kişi
The kid is playing
Çocuk oyun oynuyor
Soru sormak
Sahnedebirinden bilgi almak amacıyla bir şey sormak
She wanted to question him about the project
Proje hakkında ona soru sormak istedi
sorgulamak
bir şey hakkında şüphe belirtmek
I question his honesty
Onun dürüstlüğünü sorguluyorum
Söz konusu
Üzerinde tartışılan konu
This is the issue in question
Söz konusu olan mesele budur
net
Sahnedeanlaşılması kolay
The answer is clear
Cevap net
şeffaf
ışığın geçmesine izin vererek arkasındakilerin görünmesini sağlayan
The water in the lake is clear
Göldeki su çok şeffaf
açık
önünde engel veya sorun bulunmayan
The road ahead is clear
İlerideki yol açık
boğazını temizlemek
dikkat çekmek için boğazından ses çıkarmak
He cleared his throat before speaking
Konuşmadan önce boğazını temizledi
azami
Sahnedemümkün olan en yüksek derece
I will do my utmost to help you
Sana yardım etmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım
Kalan 372 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 382 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap