

Lost — 3. Sezon Bölüm 11
Kelimeler ve anlamları
462 kelime
evet
Sahnedeevet demenin gayriresmi yolu
Yeah, I will come
Evet, geleceğim
evet
bir şeyi kabul ettiğini veya onayladığını söylemek
Yeah I agree with you
Evet sana katılıyorum
kararsız
iki seçenek arasında karar veremeyen
I am yeah about this choice
Bu seçim konusunda kararsızım
evet
bir şeyi onaylamak için kullanılır
Yeah that sounds like a good plan
Evet bu kulağa iyi bir plan gibi geliyor
programlamak
Sahnedebir makineyi belirli bir şekilde çalışacak şekilde ayarlamak
I need to programme the alarm clock
Çalar saati programlamam gerekiyor
program
planlanmış etkinlikler dizisi
We have a busy programme this week
Bu hafta yoğun bir programımız var
program
televizyonda veya radyoda yayınlanan içerik
Did you see the programme last night
Dün geceki programı izledin mi
tesis
Sahnedebelirli bir faaliyet için kullanılan yer
This is a great sports facility
Bu harika bir spor tesisi
endişeli
Sahnedehuzursuz veya kaygılı hissetmek
I am worried about the exam
Sınav hakkında endişeliyim
beklemek
Sahnedebir şeyin olacağını düşünmek
I expect a call today
Bugün bir telefon bekliyorum
hamile
bir bebeğe gebe olmak
She is expecting a baby
Bebek bekliyor
beklenmek
bir eylemi yapması istenmek
You are expected to come
Gelmeniz bekleniyor
ummak
bir şeyin olacağını düşünmek
I expect a reply soon
Yakında bir cevap umuyorum
başlamak
Sahnedebir şeye başlamak
Let's begin the lesson
Hadi derse başlayalım
yukarı bağlantı
Sahnedeverilerin merkezi bir sisteme gönderilmesini sağlayan iletişim hattı
The uplink connection is stable
Yukarı bağlantı hattı kararlı
yukarı bağlamak
bir cihazı uyduya veya merkezi bir sisteme bağlamak
Technicians will uplink the device to the satellite
Teknisyenler cihazı uyduya yukarı bağlayacak
yukarı bağlantı
yer istasyonundan uyduya veya hava aracına kurulan iletişim hattı
The ground station established an uplink with the satellite
Yer istasyonu uydu ile bir yukarı bağlantı kurdu
bir yol
Sahnedebir şeyi yapmanın bir yöntemi
This is one way to do it
Bu yapmanın bir yoludur
tek yönlü
sadece tek yöne giden
I bought a one way ticket
Tek yönlü bir bilet aldım
tek yön
tek yönde harekete izin veren
This is a one way street
Burası tek yönlü bir sokaktır
tek yön
dönüşü olmayan gidiş bileti
I bought a one way ticket to London
Londra'ya tek yön bilet aldım
tek yönlü
sadece bir yöne hareket etmeye izin veren
This street is a one-way road
Bu cadde tek yönlü bir yoldur
üç
Sahnedeüç sayısı
I have three apples
Üç elmam var
silahsız
Sahnedeüzerinde silah taşımayan
The suspect was unarmed
Şüpheli silahsızdı
Kalan 452 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 462 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap