

Lost — 4. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
401 kelime
yakın
Sahnedekısa bir mesafede bulunmak
My house is close to the park
Evim parka yakın
kapatmak
bir şeyi erişilmez hale getirmek
Please close the door
Lütfen kapıyı kapat
dikkatli
detaylara çok fazla özen gösteren
Please pay close attention to the details
Lütfen detaylara çok dikkat et
kuşatmak
etrafını sarıp yakalamak
The police close on the suspect
Polis şüphelinin etrafını sarar
harika
Sahnedeçok etkileyici veya çok iyi
This view is awesome
Bu manzara harika
müthiş
çok yüksek kalitede veya şaşırtıcı derecede iyi
Your performance was awesome
Performansın müthişti
şahane
çok güzel veya hayranlık uyandırıcı
That is an awesome idea
Bu şahane bir fikir
harika
son derece etkileyici veya keyifli
That movie was awesome
O film harikaydı
pazar
Sahnedeinsanların mal veya hizmet alıp sattığı yer veya sistem
I go to the market every Sunday
Her pazar pazara giderim
pazarlamak
bir ürün veya hizmeti tanıtmak veya reklamını yapmak
They market their products online
Ürünlerini internet üzerinden pazarlıyorlar
piyasa
tüketicilerin bir ürüne veya hizmete olan talebi
There is a big market for organic food
Organik yiyecekler için büyük bir piyasa var
satışa hazır
alınmaya veya satılmaya hazır olan
This product is ready for the market
Bu ürün satışa hazır
yanlış
Sahnededoğru olmayan veya hatalı
His belief was mistaken
Onun inancı yanlıştı
karıştırmak
bir kişiyi veya nesneyi başka biri ya da başka bir şey sanmak
I mistook him for someone else
Onu başkasıyla karıştırdım
akşam yemeği
Sahnedegünün genellikle akşam saatlerinde yenen ana öğünü
We are having chicken for dinner
Akşam yemeğinde tavuk yiyoruz
akşam yemeği
günün ana öğünü, genellikle akşam yenir
What's for dinner?
Akşam yemeğinde ne var?
akşam yemeği
günün genellikle akşam yenen ana öğünü
We are having dinner at seven
Akşam yemeğini saat yedide yiyoruz
söz
Sahnedebir şeyi kesinlikle yapacağınızı bildiren ifade
I will keep my promise
Sözümü tutacağım
salıverme
tutulan birini veya bir şeyi serbest bırakma
He gave his promise to let them go
Onları serbest bırakmaya söz verdi
gelecek vaadi
gelecekte başarılı olacağını gösteren nitelik
The young student shows great promise
Genç öğrenci büyük gelecek vaat ediyor
söz vermek
birine bir şeyin gerçekleşeceğini söylemek
I promise to call you later
Seni daha sonra arayacağıma söz veriyorum
iyi niyetle
Sahnededürüst ve samimi bir şekilde yapılan
They acted in good faith
İyi niyetle hareket ettiler
iyi niyet
gizli planları olmayan dürüstlük
I believe in your good faith
Senin iyi niyetine inanıyorum
çalışmak
Sahnedebir kurumda veya kişiye bağlı olarak görev yapmak
I work for a global company
Küresel bir şirkette çalışıyorum
uymak
bir durumun veya planın birine uygun olması
This schedule works for me
Bu program bana uyuyor
uğraşmak
bir şeyi zaman içinde elde etmeye çalışmak
He is working for his goals
Hedefleri için uğraşıyor
çalışmak
birinin işinde görev yapmak
I work for a big company
Büyük bir şirket için çalışıyorum
kan dökme
Sahnedesavaş veya çatışmalarda insanların öldürülmesi
Both sides wanted to avoid further bloodshed
Her iki taraf da daha fazla kan dökülmesini önlemek istedi
net
Sahnedeanlaşılması kolay
The answer is clear
Cevap net
şeffaf
ışığın geçmesine izin vererek arkasındakilerin görünmesini sağlayan
The water in the lake is clear
Göldeki su çok şeffaf
açık
önünde engel veya sorun bulunmayan
The road ahead is clear
İlerideki yol açık
boğazını temizlemek
dikkat çekmek için boğazından ses çıkarmak
He cleared his throat before speaking
Konuşmadan önce boğazını temizledi
Kalan 391 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 401 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap