

Lost — 5. Sezon Bölüm 11
Kelimeler ve anlamları
396 kelime
sus
Sahnedekonuşmayı bırakmak veya birini susturmak
Please shut up
Lütfen sus
susturmak
birinin konuşmayı bırakmasını sağlamak
Just shut up and listen
Sadece sus ve dinle
susmak
konuşmayı kesmek veya birine sessiz kalmasını söylemek
Please shut up while I am working
Çalışırken lütfen sus
susmak
konuşmayı bırakmak
Please shut up and listen
Lütfen sus ve beni dinle
velayet
Sahnedebir çocuğun bakımı üzerindeki yasal hak
She has custody of the children
Çocukların velayeti onda
velayet
bir çocuğun yasal olarak bakımını üstlenme hakkı
The mother won custody of the children
Anne çocukların velayetini kazandı
gözaltı
bir kişinin polis veya yetkililer tarafından tutulması
The suspect was taken into custody
Şüpheli gözaltına alındı
velayet
mahkeme tarafından karara bağlanan bir konu
They are fighting for custody of their child
Çocuklarının velayeti için savaşıyorlar
anlaşıldı
Sahnedebir şeyin doğru veya gerçek olduğunu kavramak
I understood the lesson
Dersi anladım
anlamak
söylenen ya da belirtilen bir şeyi zihinsel olarak kavramak
I understood the main point
Ana noktayı anladım
hala veya teyze
Sahnedeanne veya babanın kız kardeşi
My auntie lives in London
Halam Londra'da yaşıyor
gitmiş olmak
Sahnedebir yeri terk etmiş durumda olmak
You must be gone by noon
Öğlene kadar gitmiş olmalısın
gitmiş olmak
bir yerde bulunmamak veya oradan ayrılmış olmak
The milk is gone
Süt bitmiş
yok olmak
bir yerde artık bulunmamak
The sun is gone behind the clouds
Güneş bulutların arkasında yok oldu
gitmiş olmak
bir yerde bulunmama durumu
He has been gone for an hour
O bir saattir gitmiş durumda
çok
Sahnedebüyük bir miktar veya sayı
I have a lot of books
Çok kitabım var
çok
büyük bir miktar veya sayı
There are a lot of people here
Burada çok insan var
dün gece
Sahnedebugünden önceki gece
I went to the cinema last night
Dün gece sinemaya gittim
dün gece
bugünden önceki gece
I slept well last night
Dün gece iyi uyudum
şeyler
Sahnedegenel olarak nesneler veya eşyalar
I have too much stuff
Çok fazla şeyim var
eşyalar
kişisel eşyalar veya sahip olunanlar
Put your stuff in the car
Eşyalarını arabaya koy
doldurmak
bir şeyi bir yere sıkıca yerleştirmek
She stuffed the bag
Çantayı doldurdu
tıkıştırmak
bir şeyi bir kaba veya boşluğa sıkıca yerleştirmek
I stuffed my clothes into the suitcase
Kıyafetlerimi bavula tıkıştırdım
şimdiden itibaren
Sahnedeşu andan başlayarak gelecekte devam eden zaman
Everything changes from now
Her şey şimdiden itibaren değişiyor
gelecekte
şimdiki zamandan sonraki bir vakitte
I will visit you two days from now
Seni iki gün sonra ziyaret edeceğim
bundan sonra
şu andan itibaren ileriye doğru
Everything changes from now
Her şey bundan sonra değişiyor
işkence etmek
Sahnedebirine şiddetli fiziksel veya zihinsel acı çektirmek
They decided to torture him
Ona işkence etmeye karar verdiler
Kalan 386 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 396 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap