

Lost — 5. Sezon Bölüm 17
Kelimeler ve anlamları
298 kelime
memnun
Sahnedememnuniyet veya mutluluk duyan
I am glad to see you
Seni gördüğüme memnun oldum
memnun
mutlu ve hoşnut
I am glad to see you
Seni gördüğüme memnunum
sahip olmak
Sahnedebir şeye mülkiyet olarak sahip olmak
They own a big house
Büyük bir eve sahipler
kendi başına
tek başına veya yardım almadan
I live on my own
Kendi başıma yaşıyorum
üstlenmek
bir durumun sorumluluğunu kabul edip güvenle yönetmek
He decided to own his mistakes
Hatalarını üstlenmeye karar verdi
hiç
Sahnedeherhangi bir zamanda
Have you ever been to Rome
Hiç Roma'ya gittin mi
çok
bir ifadeyi güçlendirmek için kullanılan kelime
It was ever so cold
Hava çok soğuktu
daima
her zaman
He is ever loyal to his duty
O görevine her zaman sadıktır
hiç
geçmişteki bir noktadan günümüze kadar olan sürede
Have you ever been to Paris
Hiç Parise gittin mi
yeterli
Sahnedeistenilen ya da gereken miktarda
Do you have enough water
Yeterli suyun var mı
yeter
artık daha fazlasına gerek yok
That is enough
Bu kadar yeter
yeterli
ihtiyaç kadar olan
I have enough money
Yeterince param var
yeterli
gerektiği kadar
This is enough for me
Bu benim için yeterli
bir yerde
Sahnedebelirlenmemiş veya bilinmeyen bir yer
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yere bıraktım
bir yer
bilinmeyen veya belirtilmemiş bir konum
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yerde bıraktım
bir yer
bilinmeyen veya belirtilmemiş bir mekan
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yerde bıraktım
tartışmak
Sahnedebir konu hakkında biriyle konuşmak
We need to discuss the plan
Planı tartışmamız gerekiyor
varsaymak
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu kanıtsız kabul etmek
I suppose you are right
Haklı olduğunu varsayıyorum
sanmak
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu düşünmek
I suppose that you are right
Haklı olduğunu sanıyorum
niyetinde olmak
Sahnedebir amaç veya plan taşımak
You are supposed to arrive by ten
Ona kadar varman gerekiyor
olmak
Sahnedebelirli bir duruma gelmek
It is getting cold
Hava soğuyor
varmak
bir yere ulaşmak
When did you get home?
Eve ne zaman vardın?
almak
bir şeyi elde etmek
I got a letter today
Bugün bir mektup aldım
sahip olmak
bir şeye sahip olmak veya onu içinde bulundurmak
I have got a new bike
Yeni bir bisikletim var
tabut
Sahnedeölü gömmek için kullanılan kutu
The coffin was made of oak
Tabut meşeden yapılmıştı
tabut
cenazenin içine konulduğu kutu
They placed the body in the coffin
Bedeni tabuta yerleştirdiler
sıkışmış
Sahnedebir yerde veya durumda hareket edemez hale gelmiş
The door is stuck
Kapı sıkışmış
bıçakladı
birini bıçakla yaralamak
The criminal stuck the guard
Suçlu gardiyanı bıçakladı
üzerine kalmış
istemeden üstlenmek zorunda kalınan görev
I was stuck with this homework
Bu ödev üzerime kaldı
takılı kalmış
bir konumda sabitlenen
My foot is stuck in the hole
Ayağım çukurda takılı kaldı
Kalan 288 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 298 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap