

Teen Wolf — 2. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
394 kelime
duymak
Sahnedekulakla sesleri algılamak
I hear a noise
Bir ses duyuyorum
söylemek
bir şeyi dile getirmek veya ifade etmek
Hear me clearly
Bunu açıkça söylüyorum
kulak
başın yan tarafında bulunan ve duymamızı sağlayan organ
I hear with my ears
Kulaklarımla duyarım
duymak
bir haberi veya bilgiyi başkasından öğrenmek
I heard that they are moving
Onların taşınacağını duydum
yani
Sahnedesöylenenleri açıklamak veya duraksamak için kullanılır
I mean, it is a bit expensive
Yani, biraz pahalı
hayatta
Sahnedeyaşayan ve ölü olmayan
He is still alive
O hâlâ hayatta
canlı
hayatı ve deneyimleri olan
She is happy to be alive
O hayatta olduğu için mutlu
ciddi bir şekilde
Sahnedeçok ağır veya aşırı bir durumda
He was seriously injured in the accident
Kazada ciddi bir şekilde yaralandı
ciddiyetle
içtenlikle veya ciddi bir tavırla
He spoke seriously about his future
Geleceği hakkında ciddiyetle konuştu
ciddiyetle
içten ve ciddi bir biçimde
He spoke seriously about his future
Geleceği hakkında ciddiyetle konuştu
gerçekten
sahiden ve şaka yapmadan
I seriously want to help
Gerçekten yardım etmek istiyorum
kol
Sahnedeomuzdan ele kadar olan vücut bölümü
My arm hurts
Kolum ağrıyor
silahlandırmak
silah veya araç gereç sağlamak
The soldiers were armed
Askerler silahlandırıldı
silah
savaşta kullanılan ateşli veya kesici araç
He had to drop his arm
Silahını bırakmak zorunda kaldı
kol
büyük bir organizasyonun belirli bir iş alanıyla ilgilenen bölümü
This is the research arm of the company
Bu şirketin araştırma koludur
erkek arkadaş
Sahnederomantik bir ilişki içinde olunan erkek
She went to the cinema with her boyfriend
O erkek arkadaşıyla sinemaya gitti
erkek arkadaş
romantik bir ilişki içinde olan erkek
He has a boyfriend
Onun bir erkek arkadaşı var
erkek arkadaş
düzenli romantik ilişki kurulan erkek
My boyfriend is a doctor
Erkek arkadaşım bir doktor
deneme
Sahnedebir şeyi yapma girişimi
I will give this another go-around
Bunu bir kez daha deneyeceğim
dolaşmak
yerden yere gezmek
I love to go around the city
Şehirde dolaşmayı seviyorum
yapıp gezmek
bir şeyi sürekli yapmak veya bir şekilde davranmak
Don't go around telling lies
Yalan söyleyip gezme
yeterli olmak
herkese yetecek kadar mevcut olmak
There is enough pizza to go around
Pizza herkese yetecek kadar var
yakında
Sahnedekısa bir süre sonra
I will see you soon
Yakında görüşürüz
yakında
kısa bir süre içinde
I will see you soon
Seni yakında göreceğim
tam olarak
Sahnedekesin veya eksiksiz bir şekilde
It is exactly ten o'clock
Saat tam olarak on
yeter
Sahnedeartık daha fazlasına gerek yok
That is enough
Bu kadar yeter
yeterli
Sahnedeistenilen ya da gereken miktarda
Do you have enough water
Yeterli suyun var mı
yeterli
ihtiyaç kadar olan
I have enough money
Yeterince param var
yeterli
gerektiği kadar
This is enough for me
Bu benim için yeterli
Kalan 384 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 394 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap