

Teen Wolf — 3. Sezon Bölüm 2
Kelimeler ve anlamları
461 kelime
tam
Sahnedetam veya mutlak olan
It was an utter disaster
Tam bir felaketti
tam
tamamen ve bütünüyle
That is utter nonsense
Bu tam bir saçmalık
dile getirmek
sesli olarak söylemek
He did not utter a word
Tek bir kelime etmedi
yarın
Sahnedebugünden sonraki gün
See you tomorrow
Yarın görüşürüz
yarın
bugünden sonraki gün
I will call you tomorrow
Seni yarın arayacağım
ertesi gün
bugünün ardındaki gün
We left on the next day
Ertesi gün yola çıktık
gelecek
zamanın ilerisi
Hope for a better tomorrow
Daha iyi bir gelecek için umut et
gerçek
Sahnedevar olan veya doğru olan
This is a real diamond
Bu gerçek bir elmas
gerçekten
çok veya samimi bir şekilde
He is real quiet
O gerçekten sessiz
sade
süslü veya karmaşık olmayan
He prefers a real and simple lifestyle
O sade ve basit bir yaşam tarzını tercih ediyor
sosyalist
üretim araçlarının topluma ait olduğu bir sisteme inanan kişi
He is a real who believes in common ownership
O ortak mülkiyete inanan bir sosyalisttir
tatbikat
Sahnedeacil durumlar için yapılan uygulama çalışması
We have a fire drill today
Bugün yangın tatbikatımız var
matkap
Sahnededelik açmak için kullanılan alet
He used a drill to make a hole
Delik açmak için matkap kullandı
sorguya çekmek
birine art arda çok soru sormak
The teacher drilled the students with questions
Öğretmen öğrencileri sorularla sorguya çekti
delmek
bir alet kullanarak bir nesnede delik açmak
He will drill a hole in the wall
Duvara bir delik açacak
hiçbir şey
Sahnedehiçbir miktar veya nesne
There is nothing here
Burada hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir nesnenin olmaması
I have nothing in my hand
Elimde hiçbir şey yok
hiç
geriye kalan bir şeyin yokluğu
There is nothing left
Geriye hiçbir şey kalmadı
hiçbir şey
herhangi bir şeyin bulunmaması
There is nothing in the box
Kutunun içinde hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir şey değil
I found nothing
Hiçbir şey bulamadım
koordinasyon
Sahnedevücudun farklı kısımlarını birlikte ve uyumlu şekilde hareket ettirebilme yeteneği
Good coordination is important for sports
İyi bir koordinasyon spor için önemlidir
koordinasyon
farklı insanları veya şeyleri etkili bir şekilde birlikte çalıştırma eylemi
The team needs better coordination
Ekibin daha iyi bir koordinasyona ihtiyacı var
konuşmak
Sahnedebiriyle sözlü iletişim kurmak
I need to talk to you
Seninle konuşmam lazım
konuşmak
birine sözlü olarak bir şeyleri anlatmak
I need to talk to my teacher
Öğretmenimle konuşmam gerekiyor
konuşmak
biriyle sözlü iletişim kurmak
I need to talk to you
Seninle konuşmam gerekiyor
sohbet etmek
biriyle karşılıklı konuşmak
We should talk to our neighbors
Komşularımızla sohbet etmeliyiz
sohbet etmek
biriyle karşılıklı konuşmak
I like to talk to my friends
Arkadaşlarımla sohbet etmeyi severim
konuşmak
biriyle sözlü iletişim kurmak
I need to talk to my teacher
Öğretmenimle konuşmam gerekiyor
girmek
Sahnedebir yerin içine girmek
She went into the room
Odaya girdi
surat asmak
kızgın olduğun için sessiz ve mutsuz olmak
He will go into a sulk if you say that
Eğer bunu söylersen surat asar
detaylandırmak
bir konuyu ayrıntılarıyla anlatmak
I do not want to go into the details
Detaylara girmek istemiyorum
yaşamaya başlamak
bir şeyi deneyimlemeye başlamak
She went into shock
Şoka girdi
kötü adam
Sahnedekötü şeyler yapan kişi
Every story has a villain
Her hikayenin bir kötü adamı vardır
sinir yıpratıcı
Sahnedeinsanı çok endişeli veya gergin hissettiren
The exam was nerve-racking
Sınav sinir yıpratıcıydı
Kalan 451 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 461 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap