

Teen Wolf — 4. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
321 kelime
koku
Sahnedehoş koku
The flowers have a sweet scent
Çiçeklerin tatlı bir kokusu var
ipucu
bir gizemi çözmeye veya bir şeyi bulmaya yarayan bilgi
They followed the scent to find the truth
Gerçeği bulmak için ipucunu takip ettiler
sürtük
Sahnedebir kadın veya kişi için kullanılan kaba bir kelime
He called her a bitch
Ona sürtük dedi
sızlanmak
memnuniyetsizliğini veya rahatsızlığını dile getirmek
Stop bitching about the weather
Hava hakkında sızlanmayı bırak
dişi köpek
dişi köpek
The bitch is guarding her puppies
Dişi köpek yavrularını koruyor
zorlu iş
zor ve can sıkıcı durum veya görev
Solving this problem is a real bitch
Bu problemi çözmek çok zorlu bir iş
çizik
Sahnedeyüzeyde oluşan küçük iz veya yarık
There is a scratch on my car
Arabamda bir çizik var
para
nakit para
He needs some scratch to buy a new car
Yeni bir araba almak için biraz paraya ihtiyacı var
çok yetenekli
bir spor dalında çok yüksek beceri seviyesine sahip
He is a scratch golfer
O çok yetenekli bir golfçü
başlangıç
bir işin veya olayın başladığı ilk nokta
We started the project from scratch
Projeye sıfırdan başladık
tekrar
Sahnedebir kez daha
Please try again
Lütfen tekrar dene
varmak
Sahnedebir yere ulaşmak
We will come to the city soon
Şehre yakında varacağız
farkına varmak
bir şeyi yavaşça anlamak
I slowly came to realize the truth
Yavaş yavaş gerçeğin farkına vardım
kanaatine varmak
bir kişi ya da durum hakkında belirli bir görüşe sahip olmak
I have come to believe that he is honest
Onun dürüst olduğu kanaatine vardım
değinmek
bir konu hakkında konuşmaya başlamak
We will come to that topic later
O konuya sonra değineceğiz
gelmek
belirli bir yere ulaşmak
Please come to my office
Lütfen ofisime gel
ziyaret etmek
birinin yanına gidip vakit geçirmek
Please come to see me
Lütfen beni ziyarete gel
başlamak
bir şeyi yapmaya girişmek
I come to like this song
Bu şarkıyı sevmeye başlıyorum
ilgili olmak
bir konu hakkında olmak
When it comes to cooking he is an expert
Yemek pişirmek söz konusu olduğunda o bir uzmandır
ayılmak
tekrar bilinci yerine gelmek
The patient started to come to after the surgery
Hasta ameliyattan sonra ayılmaya başladı
farkında
Sahnedebir şeyin bilincinde olan
He is knowing about the facts
O gerçeklerin farkında
bilme
bir şey hakkında bilgi sahibi olma durumu
Knowing the rules helps everyone
Kuralları bilmek herkese yardımcı olur
bilinçli
bir şeyin tam olarak farkında olarak yapılan
She made a knowing decision to leave
Ayrılmak için bilinçli bir karar verdi
öğrenme
bir şeyi bilmeye başlama süreci
Knowing how to read is useful
Okumayı öğrenmek faydalıdır
tanıyan
birinin karakterinin veya alışkanlıklarının farkında olan
She is knowing of his secret habits
Onun gizli alışkanlıklarını tanıyor
bilgi
bir şeyin farkında olma durumu
Knowing the truth is important
Gerçeği bilmek önemlidir
biliyorsun
Sahnededinleyicinin anladığını teyit etmek için kullanılır
It is hard, you know
Zor, biliyorsun
bilmek
Sahnedebilgi sahibi olmak
I know the answer
Cevabı biliyorum
biliyorsun
Sahnededinleyicinin anladığından emin olmak veya konuşurken duraksamak için kullanılan söz
It is a nice car, you know, very fast
Güzel bir araba, biliyorsun, çok hızlı
ayrılmak
Sahnedebir yerden veya birinden uzaklaşmak
She left the office at five
Ofisten saat beşte ayrıldı
sol
sağın karşı tarafı
Turn left here
Buradan sola dön
kalmak
diğerleri gittikten sonra orada olmaya devam etmek
Only two cookies are left
Sadece iki kurabiye kaldı
bırakmak
bir şeyin belirli bir durumda olmasını sağlamak
He left the door open
Kapıyı açık bıraktı
sınav
Sahnedebilgi veya yeteneği ölçmek için hazırlanan sorular bütünü
I have a math test tomorrow
Yarın matematik sınavım var
denemek
kalitesini kontrol etmek için bir şeyi denemek
I want to test the new car
Yeni arabayı denemek istiyorum
deney
bir hipotezi sınamak için yapılan işlem
The scientist ran a test
Bilim insanı bir deney yaptı
test
bir şeyin nasıl çalıştığını öğrenmek için yapılan inceleme
The test shows how the machine works
Test makinenin nasıl çalıştığını gösterir
istemek
Sahnedebir şeyi dilemek veya arzulamak
I want a glass of water
Bir bardak su istiyorum
istemek
bir şeyi arzu etmek veya talep etmek
I want a glass of water
Bir bardak su istiyorum
aramak
birini bulmaya veya yakalamaya çalışmak
The police want him for robbery
Polis onu soygun nedeniyle arıyor
Kalan 311 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 321 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap