

Teen Wolf — 4. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
413 kelime
önemsemek
Sahnedebirine veya bir şeye ilgi veya endişe duymak
I don't care
Umursamıyorum
istemek
bir şeyi yapmayı istemek
Would you care for tea
Çay ister misiniz
bakım
birine veya bir şeye bakma eylemi
Skin care is important
Cilt bakımı önemlidir
kanıt
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu gösteren bilgi
There is no evidence for this claim
Bu iddia için hiçbir kanıt yok
madıkça
Sahnedebaşka bir durum olmadıkça
I won't go unless you come
Sen gelmedikçe gitmeyeceğim
-medikçe
bir şeyin gerçekleşmesinin başka bir durumun olmamasına bağlı olduğunu belirtir
You cannot pass unless you study hard
Çok çalışmadıkça geçemezsin
tahmin etmek
Sahnedegelecekte ne olacağını önceden söylemek
The experts predict rain tomorrow
Uzmanlar yarın yağmur yağacağını tahmin ediyor
zenginlik
Sahnedebüyük miktarda para veya değerli eşya
Wealth does not always bring happiness
Zenginlik her zaman mutluluk getirmez
bolluk
bir şeyin çok miktarda bulunması
The internet provides a wealth of information
İnternet çok miktarda bilgi sağlar
uyarmak
Sahnedebirini olası bir tehlike hakkında bilgilendirmek
I warned him about the rain
Onu yağmur hakkında uyardım
bir şey
Sahnedetek bir neden veya örnek vermek için kullanılır
One thing I like about this house is the garden
Bu evle ilgili sevdiğim bir şey bahçesidir
bağlamak
Sahnedebir ip veya halatla sabitlemek
Tie your shoelaces
Ayakkabı bağcıklarını bağla
kravat
boyna takılan kumaş parçası
He is wearing a red tie
Kırmızı bir kravat takıyor
beraberlik
aynı sayıda puana sahip olma durumu
The game ended in a tie
Maç beraberlikle bitti
bağ
iki şey veya kişi arasındaki ilişki
They have strong family ties
Güçlü aile bağları var
büro
Sahnedebir devlet dairesi veya ofisi
He works at the federal bureau
Federal büroda çalışıyor
şifonyer
giysileri koymak için çekmeceleri olan mobilya
I put my clothes in the bureau
Kıyafetlerimi şifonyere koydum
büro
devlet dairesi veya ofis
She works at the government bureau
O devlet dairesinde çalışıyor
büro
devlet dairesi olan bir ofis veya kurum
The federal bureau is open today
Federal büro bugün açık
hata
Sahnedebir sorun veya yanlışlık için sorumluluk durumu
It was my fault that we were late
Geç kalmamız benim hatamdı
fay
yer kabuğundaki büyük kırık
There is a fault line under this city
Bu şehrin altında bir fay hattı var
kusur
bir kişinin karakterindeki kötü veya zayıf özellik
Everyone has a personal fault
Herkesin kişisel bir kusuru vardır
kusur bulmak
birinin bir şeyi yanlış yaptığını söylemek
It is hard to fault his work
Onun işinde kusur bulmak zor
Kalan 403 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 413 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap