

Teen Wolf — 5. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
392 kelime
yakın
Sahnedekısa bir mesafede bulunmak
My house is close to the park
Evim parka yakın
kapatmak
bir şeyi erişilmez hale getirmek
Please close the door
Lütfen kapıyı kapat
dikkatli
detaylara çok fazla özen gösteren
Please pay close attention to the details
Lütfen detaylara çok dikkat et
kuşatmak
etrafını sarıp yakalamak
The police close on the suspect
Polis şüphelinin etrafını sarar
kadar
Sahnedebir eylem gerçekleşene dek
Do not leave until I return
Ben dönene kadar ayrılma
kadar
bir zamana kadar
Wait until tomorrow
Yarına kadar bekle
kadar
belirli bir zamana kadar
We stayed until noon
Öğlene kadar kaldık
daha hızlı
Sahnededaha yüksek hızda
Can you walk faster?
Daha hızlı yürüyebilir misin?
daha hızlı
daha yüksek bir hızda
Please drive faster
Lütfen daha hızlı sür
yol göstermek
Sahnedeyolu göstermek veya yönetmek
She will lead the group
Gruba o yol gösterecek
kurşun
ağır ve yumuşak bir metal
Lead is a heavy metal
Kurşun ağır bir metaldir
ipucu
bir problemi veya gizemi çözmeye yardımcı olan bilgi parçası
The police followed a new lead in the case
Polis vakada yeni bir ipucunu takip etti
başrol
bir film veya tiyatro oyunundaki ana karakter
She played the lead in the movie
Filmde başrolü o oynadı
sarmak
Sahnedebir şeye karşı aşırı ilgi duymaya başlamak
I really got into jazz music
Caz müziği beni gerçekten sardı
kabul edilmek
bir okula veya gruba kabul edilmek
She got into a great college
Harika bir koleje kabul edildi
etkilemek
birinin davranışını veya ruh halini değiştirmek
What has gotten into him today
Bugün ona ne oldu böyle
başını belaya sokmak
birini zor veya sorunlu bir duruma düşürmek
His bad choices got him into trouble
Kötü seçimleri başını belaya soktu
girmek
bir yerin içine girmek veya ulaşmak
I cannot get into the locked room
Kilitli odaya giremiyorum
dahil olmak
bir duruma girmeye başlamak
I want to get into politics
Siyasete dahil olmak istiyorum
girmek
bir şeyin içine girmek
I will get into the car
Arabaya gireceğim
etkilemek
birinin davranışını veya ruh halini değiştirmek
The bad mood got into him
Kötü ruh hali onu etkiledi
ilgi duymak
bir şeye karşı merak veya ilgi beslemeye başlamak
I started to get into jazz music
Caz müziğine ilgi duymaya başladım
girmek
bir durumun veya ortamın içinde yer almaya başlamak
She got into a difficult situation
Zor bir duruma girdi
etkilemek
birini belirli bir şekilde davranmaya yöneltmek
His friends got into him to behave badly
Arkadaşları onu kötü davranmaya yöneltti
alkole başlamak
alkol içmeye başlamak
He got into drinking at college
Üniversitedeyken alkol içmeye başladı
fikir
Sahnedebir şey hakkındaki bilgi veya anlayış
I have no idea where he is
Onun nerede olduğu hakkında hiçbir fikrim yok
fikir
Sahnedezihindeki bir düşünce veya plan
That is a great idea
Bu harika bir fikir
aramak
Sahnedebir şeyi bulmaya çalışmak
I am looking for my keys
Anahtarlarımı arıyorum
beklemek
bir şeyin olacağını ummak ya da tahmin etmek
You are looking for trouble
Bela arıyorsun
cıva
Sahnedegümüş renginde zehirli bir sıvı metal
Mercury is used in thermometers
Cıva termometrelerde kullanılır
Mercury
Ford tarafından üretilen bir otomobil markası
He drove an old Mercury
Eski bir Mercury sürdü
genellikle
Sahnedeçoğu durumda
I usually wake up at 7 am
Genellikle sabah 7'de uyanırım
hmm
Sahnededüşünürken veya tereddüt ederken çıkarılan ses
Hmm, let me think
Hmm, bir düşüneyim
Kalan 382 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 392 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap