

Teen Wolf — 6. Sezon Bölüm 4
Kelimeler ve anlamları
386 kelime
miktarını belirlemek
Sahnedebir şeyin miktarını veya boyutunu saptamak
It is hard to quantify the success of the project
Projenin başarısını ölçmek zordur
eşlik etmek
Sahnedebiriyle birlikte bir yere gitmek
I will go with you to the store
Mağazaya seninle geleceğim
seçmek
bir şeyi seçmek veya karar vermek
I will go with the red car
Kırmızı arabayı seçeceğim
yakışmak
birlikte iyi görünmek veya uygun olmak
This tie goes with your suit
Bu kravat takım elbisene yakışıyor
kabul etmek
bir öneriyi veya kararı uygun bulup onaylamak
I will go with your plan
Senin planını kabul edeceğim
inanmak
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu düşünmek
I believe you
Sana inanıyorum
kontrolünü kaybetmek
Sahnedeöfke veya üzüntü nedeniyle kendine hakim olamamak
He lost control when he heard the news
Haberi duyunca kontrolünü kaybetti
kontrolü kaybetmek
bir durumu veya nesneyi yönetemez hale gelmek
The driver lost control of the car
Sürücü arabanın kontrolünü kaybetti
çileden çıkmak
aşırı derecede sinirlenmek veya üzülmek
She lost control after the argument
Tartışmadan sonra çileden çıktı
ölçek
Sahnedebir şeyin boyutu veya kapsamı
We need to understand the scale of this problem
Bu sorunun ölçeğini anlamamız gerekiyor
pul
balıkların derisini kaplayan küçük sert parçalar
The fish has shiny scales
Balığın parlak pulları var
tırmanmak
dik bir yere yukarı doğru çıkmak
The climber scaled the wall
Dağcı duvara tırmandı
gam
müzik notalarının belirli bir sıraya göre dizilmesi
She practiced the piano scale
O piyano gamı çalıştı
ay
Sahnedeyılın on iki bölümünden biri
February is the second month of the year
Şubat yılın ikinci ayıdır
aylık
bir ay süren veya kapsayan
It was a six-month project
Bu altı aylık bir projeydi
ay
otuz gün civarındaki zaman dilimi
There are twelve months in a year
Bir yılda on iki ay vardır
ay
yılın on iki bölümünden her biri
There are twelve months in a year
Bir yılda on iki ay vardır
etkilemek
Sahnedebir kişi veya şey üzerinde etki bırakmak
The weather affects my mood
Hava durumu ruh halimi etkiler
takınmak
bir duyguyu veya tavrı davranış yoluyla göstermek
He affected a look of surprise
Şaşkın bir ifade takındı
savuşturmak
Sahnedebir şeyi uzaklaştırmak veya ona karşı kendini savunmak
She tried to fight off the cold
Soğuk algınlığını savuşturmaya çalıştı
savuşturmak
bir şeyi engellemek veya geri püskürtmek için çaba harcamak
She tried to fight off the illness
Hastalığı savuşturmaya çalıştı
savuşturmak
bir saldırıyı veya tehlikeyi durdurmaya çalışmak
He managed to fight off the attacker
Saldırganı savuşturmayı başardı
karşı koymak
birinin veya bir şeyin size saldırmasını engellemeye çalışmak
I fought off the thief who grabbed my arm
Kolumu tutan hırsıza karşı koydum
zamansal
Sahnedezamanla ilgili
Temporal changes occur over time
Zamansal değişiklikler zamanla meydana gelir
alan
Sahnedeaçık arazi parçası
There is a field behind the house
Evin arkasında bir alan var
alan
belirli bir uzmanlık veya faaliyet dalı
He is a leader in his field
Alanında bir liderdir
tarla
ekim yapılan veya spor oynanan açık arazi
The farmer is in the field
Çiftçi tarlada
yanıtlamak
soru veya istekleri cevaplandırmak
The CEO fielded several tough questions
CEO birçok zor soruyu yanıtladı
Kalan 376 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 386 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap