

Teen Wolf — 6. Sezon Bölüm 17
Kelimeler ve anlamları
464 kelime
yaratık
Sahnedehayvan veya canlı varlık
The sea is full of strange creatures
Deniz tuhaf yaratıklarla doludur
yaratık
hayvan veya başka bir canlı varlık
The ocean is full of strange creatures
Okyanus garip yaratıklarla dolu
görünmek
Sahnedebir şeymiş izlenimi vermek
You seem happy today
Bugün mutlu görünüyorsun
ahlaki
Sahnededoğru ve yanlış davranışlarla ilgili
It is a moral issue
Bu ahlaki bir mesele
ahlak dersi
bir olaydan çıkarılan ders veya öğüt
The moral of the story is to be honest
Hikayeden çıkarılacak ders dürüst olmaktır
endişe
Sahnedebir durumdan kaynaklanan huzursuzluk hissi
She expressed her worry about the project
Proje hakkındaki endişesini dile getirdi
endişelenmek
bir şey hakkında kaygılı hissetmek
Do not worry about me
Benim hakkımda endişelenme
kaygılandırmak
birini tedirgin etmek
The news worried the family
Haberler aileyi kaygılandırdı
endişe
insanı kaygılandıran düşünceler veya durumlar
I have many worries about my future
Geleceğim hakkında birçok endişem var
endişeli
gergin veya kaygılı hissetme
Do not worry about the exam
Sınav hakkında endişelenme
daha zekice düşünmek
Sahnedebirinden daha akıllıca davranarak onu yenmek
She tried to outthink her opponent
Rakibini zekasıyla alt etmeye çalıştı
üzerinde
Sahnedebir şeyden daha yüksek bir konumda olma
The cat is on top of the car
Kedi arabanın üzerinde
başında
kontrol veya güç sahibi bir konumda olmak
She is on top of the project
Projenin başında o var
zirvede
avantajlı veya başarılı bir konumda
Our team is on top of the league
Takımımız ligin zirvesinde
kontrolü elinde
bir işin yönetimini veya sorumluluğunu elinde tutan
She is on top of her work
İşlerinin kontrolü tamamen onda
yok etmek
Sahnedebir şeyi tamir edilemeyecek kadar ağır hasara uğratmak
The storm destroyed the village
Fırtına köyü yok etti
ezip geçmek
bir oyunda veya yarışmada birini çok kolay bir şekilde yenmek
We destroyed the other team in the game
Oyunda diğer takımı ezip geçtik
yok etmek
bir şeyi tekrar kullanılamayacak hale getirmek
The storm destroyed the old house
Fırtına eski evi yok etti
öldürmek
bir canlının yaşamına son vermek
They had to destroy the sick dog
Hasta köpeği öldürmek zorunda kaldılar
ergen
Sahnede13 ile 19 yaş arasındaki kimse
She is a typical teenager
O tipik bir ergen
ergen
13 ile 19 yaş arasındaki kişi
She is a teenager
O bir ergendir
hiçbir şey
Sahnedehiçbir miktar veya nesne
There is nothing here
Burada hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir nesnenin olmaması
I have nothing in my hand
Elimde hiçbir şey yok
hiç
geriye kalan bir şeyin yokluğu
There is nothing left
Geriye hiçbir şey kalmadı
hiçbir şey
herhangi bir şeyin bulunmaması
There is nothing in the box
Kutunun içinde hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir şey değil
I found nothing
Hiçbir şey bulamadım
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
bir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
Kalan 454 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 464 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap