

The End Of The Fucking World — 2. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
164 kelime
kutsal
SahnedeTanrı veya din ile ilgili olan
This is a holy place
Burası kutsal bir yer
aman
öfke veya şaşkınlık belirtmek için kullanılır
Holy cow, look at that
Vay canına, şuna bak
ayrılmak
Sahnedebir yerden başka bir yere gitmek
They left the house early
Evden erkenden ayrıldılar
bırakmak
bir şeyi olduğu yerde tutmak
Leave your coat on the chair
Ceketini sandalyede bırak
bırakmak
birine bir şey devretmek
He left his money to his son
Parasını oğluna bıraktı
izin
bir şey yapma müsaadesi
He asked for leave to visit his family
Ailesini ziyaret etmek için izin istedi
doğru
Sahnedegerçek veya hatasız
You are right
Haklısın
hak
yasal veya ahlaki talep
Everyone has the right to education
Herkesin eğitim hakkı vardır
sağ
solun karşı tarafı
Turn right at the corner
Köşeden sağa dön
tam
doğrudan ya da kesin bir biçimde
The hotel is right beside the station
Otel istasyonun tam yanında
tuhaf tip
Sahnedetuhaf davranan kimse
He is such a weirdo
O çok tuhaf bir tip
tuhaf tip
sıradışı veya garip davranan kişi
He is a bit of a weirdo
O biraz tuhaf bir tip
taksi
Sahnedeücret karşılığında yolcu taşıyan araç
I will take a taxi to the airport
Havalimanına gitmek için taksi tutacağım
güvenli
Sahnedetehlikeli veya riskli olmayan
You are safe here
Burada güvendesin
çelik kasa
değerli eşyaları korumak için kullanılan metal kutu
The documents are in the safe
Belgeler çelik kasada
güvenilir
bir işi iyi yapacağına inanılan
She is a safe choice for the job
O bu iş için güvenilir bir seçenek
kesin
bir şeyden emin olma durumu
It is a safe bet
Bu kesin bir bahis
fotoğraf
Sahnedekamera ile çekilmiş resim
This is a beautiful photograph
Bu güzel bir fotoğraf
fotoğraflamak
fotoğraf makinesiyle resim çekmek
She likes to photograph flowers
Çiçekleri fotoğraflamayı sever
lanet
Sahnedekelimeyi kaba bir şekilde vurgulamak için kullanılır
It is fucking cold outside
Dışarısı lanet soğuk
cinsel ilişki
cinsel birleşme eylemi
They were fucking in the room
Odada cinsel ilişkiye giriyorlardı
toz
Sahnedehavada uçuşan veya yüzeylerde biriken ince kuru parçacıklar
I need to clean the dust
Tozu temizlemem gerekiyor
toz almak
bir yüzeydeki tozları temizlemek
I need to dust the shelf
Rafın tozunu almam gerekiyor
serpmek
bir yüzeyi ince bir toz tabakasıyla kaplamak
She dusted the cake with sugar
Pastanın üzerine şeker serpti
haklamak
birini öldürmek
The gangster dusted his rival
Gangster rakibini hakladı
yüzmek
Sahnedevücudunu kullanarak suyun içinde hareket etmek
I like to swim
Yüzmeyi severim
başarmak
bir işte ayakta kalmak veya başarılı olmak
The new business will swim
Yeni iş başarılı olacak
yüzmek
vücudunu kullanarak suda hareket etme eylemi
I like to swim in the sea
Denizde yüzmeyi severim
yüzme dersi
suda hareket etmeyi öğrenmek için yapılan çalışma
I am going to my swim lesson
Yüzme dersime gidiyorum
Kalan 154 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 164 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap