The Office — 6. Sezon Bölüm 9
Kelimeler ve anlamları
618 kelime
Seviye
söylemek
Sahnedebir şeyi kelimelerle ifade etmek
Please say it again
Lütfen bunu tekrar söyle
müdür
Sahnedebir grubu veya şirketi yöneten kişi
He is the manager of this store
O bu mağazanın müdürüdür
hoşlanmak
Sahnedebirini veya bir şeyi keyifli bulmak
I like reading books
Kitap okumaktan hoşlanırım
olmayan
Sahnedemevcut bulunmayan veya gerçekleşmeyen
There is no problem
Ortada bir sorun yok
about
Sahnedebir şey ile ilgili veya bir konunun içeriğinde
What do you think about this plan
Bu plan konusunda ne düşünüyorsun
hafta sonu
Sahnedecuma akşamından pazar gecesine kadar olan süre
We usually go to the beach on the weekend
Hafta sonu genellikle plaja gideriz
sakin
Sahnedekolayca heyecanlanmayan veya sinirlenmeyen kişi
He is a very calm person
O çok sakin bir insandır
merhaba
Sahnedeinsanların birbirine selam vermek için kullandığı ifade
Hello my friend
Merhaba arkadaşım
kalan
Sahnedebir şey kullanıldıktan veya tüketildikten sonra geriye artan miktar
There are two cookies remaining
İki kurabiye kaldı
bu
Sahnedeyakınımızdaki bir şeyi göstermek için kullanılan kelime
I like this book
Bu kitabı seviyorum
emin
Sahnedebir şeyin doğru olduğundan şüphe duymamak
I am sure that this is correct
Bunun doğru olduğundan eminim
insan
Sahnedeaklı ve duyguları olan canlı varlık
Humans are social beings
İnsanlar sosyal varlıklardır
neşeli
Sahnedemutlu ve enerji dolu
She is a cheerful girl
O neşeli bir kız
okumak
Sahnedeyazılı kelimelere bakıp anlamlarını kavramak
I read a book
Bir kitap okurum
iyice
Sahnedebir şeyi eksiksiz ve tam olarak yapma durumu
Wash the vegetables thoroughly
Sebzeleri iyice yıka
önceden
Sahnedegeçmişte bir zamanda
I once lived in London
Bir zamanlar Londra'da yaşadım
söylemek
Sahnedebir şeyi sözlü olarak ifade etmek
Please say it again
Lütfen bunu tekrar söyle
loud
Sahnedeçok ses çıkaran
The music was very loud
Müzik çok sesliydi
answer
Sahnedesoruya verilen yanıt
What is your answer
Cevabın nedir
mevcut
Sahnedevar olan veya gerçekleşen durum
There is an existing problem
Mevcut bir sorun var
zor
Sahnedeyapılması veya anlaşılması güç olan
This question is difficult
Bu soru zor
dar toprak şeridi
Sahnededaha büyük bir alandan dışarı doğru uzanan dar toprak parçası
The Florida panhandle is beautiful
Florida'nın dar toprak şeridi güzeldir
yer
Sahnedebelirli bir alan veya bina
This is a beautiful place
Burası çok güzel bir yer
posta
Sahnedesistem aracılığıyla gönderilen mektup veya paketler
Did you check the mail today
Bugün postaya baktın mı
gazete
güncel haberlerin yer aldığı süreli yayın
I read the mail every morning
Her sabah gazeteyi okurum
posta
gönderilen veya alınan mektup ve paketler
I received a lot of mail today
Bugün çok posta aldım
someone
Sahnedebilinmeyen veya belirsiz bir kişi
Someone is at the door
Kapıda biri var
karakter
Sahnedebir hikaye veya filmdeki kişi
Who is your favorite character in the story
Hikayedeki en sevdiğin karakter kim
bugün
Sahnedeşu an içinde bulunulan gün
Today is a nice day
Bugün güzel bir gün
yapmak
Sahnedebir eylemi veya işi yerine getirmek
I do my homework every day
Her gün ödevimi yaparım
önlemek
Sahnedebir olayın gerçekleşmesine engel olmak
We must prevent the fire from spreading
Yangının yayılmasını önlemeliyiz
bataklık
Sahnedesularla kaplı yumuşak ve çamurlu toprak alanı
Many animals live in the swamp
Birçok hayvan bataklıkta yaşar
durum
Sahnedebir şeyin veya bir kimsenin içinde bulunduğu koşul
The state of the road is dangerous
Yolun durumu tehlikeli
konuşmak
Sahnedebirine kelimeler söylemek
I want to speak to you
Seninle konuşmak istiyorum
darbe
Sahnedesert bir vuruş veya çarpma
He received a blow to the head
Kafasına bir darbe aldı
cinayet
Sahnedebirini yasalara aykırı şekilde öldürme eylemi
He was convicted of murder
O cinayetten hüküm giydi
adam öldürme
Sahnedebirini öldürme suçu
The homicide rate has increased
Adam öldürme oranı arttı
korkutucu
Sahnedekorku veren veya insanı ürküten durum
That movie was very scary
O film çok korkutucuydu
anlamak
Sahnedebir şeyin manasını kavramak
I understand the lesson
Dersi anlıyorum
ödeme
Sahnedemal veya hizmet karşılığında verilen para
I received a payment for my work
Yaptığım iş için bir ödeme aldım
dünya
Sahnedeüzerinde yaşadığımız gezegen
The world is beautiful
Dünya çok güzel
anlaşma
Sahnedeiki veya daha fazla kişi veya grup arasındaki resmi düzenleme
The two countries reached an agreement
İki ülke bir anlaşmaya vardı
şüphe
Sahnedeemin olmama duygusu
I have no doubt about your success
Senin başarından şüphem yok
yapmak
Sahnedebir eylemi gerçekleştirmek
I do my homework
Ödevimi yaparım
joke
Sahnedegüldürmek için anlatılan komik hikaye
He told a funny joke
O komik bir şaka anlattı
kurtarmak
Sahnedebirini veya bir şeyi tehlikeden korumak
He saved the bird
Kuşu kurtardı
daha
Sahnededaha büyük bir miktar veya derece
I need more time
Daha fazla zamana ihtiyacım var
yıl
Sahnedeon iki aylık zaman dilimi
There are twelve months in a year
Bir yılda on iki ay vardır
sen
Sahnedekendisine hitap edilen kişi
I am talking to you
Seninle konuşuyorum
düşünmek
Sahnedeemin olmadan bir görüşe sahip olmak
I think it will rain today
Bugün yağmur yağacağını düşünüyorum
istemek
Sahnedebir şeyi elde etmeyi veya yapmayı arzu etmek
I want a sandwich
Bir sandviç istiyorum
mükemmel
Sahnedeçok iyi veya etkileyici
That is a super idea
Bu harika bir fikir
göstermek
Sahnedebirinin bir şeyi görmesini sağlamak
Can you show me the way
Bana yolu gösterebilir misin
birleştirmek
Sahnedeiki veya daha fazla şeyi birbirine bağlamak
Can you join these two pieces
Bu iki parçayı birleştirebilir misin
şimdi
Sahnedeşu an
I need to go now
Şu an gitmem gerekiyor
düşünmek
Sahnedezihinde fikirler oluşturmak
I think he is right
Onun haklı olduğunu düşünüyorum
müşteri
Sahnedemal veya hizmet satın alan kişi
The store has many customers
Mağazanın çok müşterisi var
sezon
Sahnedebir televizyon dizisinin bölümlerden oluşan kısmı
I watched the first season
İlk sezonu izledim
hazırlamak
Sahnedebir şeyi kullanıma hazır duruma getirmek
She prepares dinner every night
O her gece akşam yemeği hazırlar
nereye
Sahnedehangi yere
Where are you going
Nereye gidiyorsun
işletme
Sahnedemal veya hizmet satan bir kuruluş
He runs a small business
O küçük bir işletme yönetiyor
şirket
Sahnedemal veya hizmet satan ticari bir kuruluş
She works for a big company
O büyük bir şirkette çalışıyor
tuvalet
Sahnedeiçinde tuvalet bulunan ve ihtiyaç giderilen oda
Where is the toilet?
Tuvalet nerede?
eyalet
Sahnedebir ülkenin idari bölümlerinden biri
The country is divided into provinces
Ülke eyaletlere bölünmüştür
gümbürtü
Sahnedeyüksek sesli bir gürültü
I heard a boom boom
Bir gümbürtü duydum
seks yapmak
cinsel ilişkiyi ifade eden gayriresmi kelime
Let's do some boom boom
Hadi seks yapalım
popo
insan kalçası için kullanılan gayriresmi sözcük
The toddler wiggled his boom boom
Çocuk poposunu salladı
güm güm
yüksek ve tekrarlayan ses
I heard a boom boom coming from the speakers
Hoparlörlerden güm güm sesi geldiğini duydum
kaka
vücuttan atılan katı atık
The baby made a boom boom
Bebek kaka yaptı
yapmak
Sahnedebir eylemi yerine getirmek
Do your homework
Ödevini yap
oluşturmak
Sahnedebir şeyi meydana getirmek
Make a new folder
Yeni bir klasör oluştur
gerçekleştirmek
Sahnedebir görevi yerine getirmek
Perform the test
Testi gerçekleştir
vırvır etmek
genellikle sinir bozucu bir şekilde çok konuşmak
Stop yapping
Vırvır etmeyi kes
sanat
Sahnedeinsan yaratıcılığının ve hayal gücünün ifadesi
She studies art at university
Üniversitede sanat okuyor
hastalık
Sahnedevücudun sağlıklı olmama durumu
He has a serious illness
Ciddi bir hastalığı var
borçlu olmak
Sahnedebirine geri ödenmesi gereken parası olmak
I owe you five dollars
Sana beş dolar borcum var
adam
Sahnedeyetişkin erkek insan
The man is very tall
O adam çok uzun
Battleship
Sahnedeızgara üzerinde gizli gemilerle oynanan bir strateji oyunu
We played Battleship last night
Dün gece Amiral Battı oynadık
gibi
Sahnedebir şeye benzer olan
She is like her mother
O annesi gibi
haber
Sahnedeyeni olaylar hakkında bilgi
I heard the news on the radio
Radyoda haberleri duydum
yararlı olmak
Sahnedebir işe yaramak
This advice is useful
Bu tavsiye yararlı
çalışmak
Sahnedeişlev görmek
The machine does not work
Makine çalışmıyor
entrika
Sahnedegizli ve genellikle kötü amaçlı plan
The politician was caught in a web of intrigue
Politikacı bir entrika ağının içinde yakalandı
yeterli
Sahnedeihtiyaç duyulan miktarda
I have enough money
Yeterli param var
beyefendi
Sahnedebir erkeğe hitap etmenin kibar yolu
Excuse me sir
Affedersiniz beyefendi
harika
Sahnedeçok iyi veya hoş
That was a wonderful day
O harika bir gündü
şirket
Sahnedemal veya hizmet satan bir ticari kuruluş
They work for a big company
Büyük bir şirkette çalışıyorlar
kapatmak
Sahnedebir şeyi açılmayacak duruma getirmek
Please close the door
Lütfen kapıyı kapat
sistem
Sahnedebir bütün olarak birlikte çalışan bağlantılı parçalar grubu
The school has a new computer system
Okulun yeni bir bilgisayar sistemi var
çene
Sahnedeyüzün dişleri tutan alt kısmı
He hurt his jaw
Çenesini incitti
maaş
Sahnedeiş yapmanın karşılığı olarak alınan para
She receives her maa at the end of the month
O maaşını ay sonunda alır
impossible
Sahnedegerçekleşmesi veya yapılması mümkün olmayan
It is impossible to finish that today
Onu bugün bitirmek imkansız
yapmak
Sahnedebir eylemi veya faaliyeti gerçekleştirmek
I have to do my homework
Ödevimi yapmam gerekiyor