

The Sopranos — 1. Sezon Bölüm 9
Kelimeler ve anlamları
802 kelime
yapman lazım
Sahnedebir şeyi yapmanın zorunlu veya gerekli olduğunu belirtir
You gotta see this movie
Bu filmi izlemen lazım
yapman lazım
bir şeyi yapmanın zorunlu olması
You gotta see this movie
Bu filmi görmen lazım
av tüfeği
Sahnedeküçük metal parçacıkları fırlatan bir silah
He used a shotgun
Bir av tüfeği kullandı
ön koltuk
şoförün yanındaki yolcu koltuğu
I call shotgun
Ön koltuk benim
tek nefeste içmek
bir içeceği kutu veya şişeden çok hızlı şekilde tüketmek
He shotgunned the cold beer
Bira kutusunu tek nefeste içti
ateş etmek
bir ateşli silah kullanarak atış yapmak
He shotgunned at the target
Hedefe doğru ateş etti
yanlış
Sahnedeahlaki olarak doğru olmayan veya kabul edilemez
Stealing is wrong
Çalmak yanlıştır
yanlış
Sahnededoğru olmayan veya düzgün çalışmayan
This answer is wrong
Bu cevap yanlış
yanlış
doğru olmayan bir biçimde
You answered the question wrong
Soruyu yanlış cevapladın
yanlış
doğru olmayan veya düzgün çalışmayan
Something is wrong with my car
Arabamda bir sorun var
oral seks
Sahnedeağız yoluyla gerçekleştirilen cinsel eylem
Oral sex is a form of sexual intimacy
Oral seks bir tür cinsel yakınlıktır
baskı yapmak
Sahnedebirine bir şey yaptırmaya çalışmak
They pressured him to sign the paper
Kağıdı imzalaması için ona baskı yaptılar
basınç
bir şeye karşı uygulanan itme gücü
The water pressure is high
Su basıncı yüksek
baskı
taleplerin neden olduğu stres veya endişe hissi
He is under a lot of pressure
Çok fazla baskı altında
hesaplamak
Sahnedebir durumu anlamak için mantık yürütmek
If you do the math, you will see it is too expensive
Hesapladığında, bunun çok pahalı olduğunu göreceksin
sever
Sahnedebir şeyi çok seven kimse
He is a music lover
O bir müziksever
sevgili
romantik veya cinsel ilişki yaşanan kişi
They are secret lovers
Onlar gizli sevgililer
sevgili
başka biriyle romantik ilişki yaşayan kimse
They are happy lovers
Onlar mutlu sevgililer
affetmek
Sahnedebir hatayı hoşgörüyle karşılamak
Please excuse my foolish error
Lütfen aptalca hatamı affedin
bahane
Sahnedebir durumu açıklamak için sunulan gerekçe
He has a good excuse
Onun iyi bir bahanesi var
affedersiniz
nazikçe dikkat çekmek veya özür dilemek için kullanılan ifade
Excuse me may I pass
Affedersiniz geçebilir miyim
bahane
bir hatayı açıklamak için sunulan neden
Do not make an excuse for being late
Geç kaldığın için bahane üretme
doğanlar
Sahnedeavlanmasıyla tanınan bir kuş türü
Falcons are very fast birds
Doğanlar çok hızlı kuşlardır
bir şey
Sahnedebir nesne, gerçek veya durum
I have something for you
Senin için bir şeyim var
bir şey
tam olarak ne olduğu belirtilmeyen nesne
I have somethin for you
Senin için bir şeyim var
belirsiz bir şey
ismi veya ne olduğu bilinmeyen nesne
She is looking for somethin
O bir şey arıyor
Kalan 792 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 802 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap