

The Sopranos — 1. Sezon Bölüm 13
Kelimeler ve anlamları
821 kelime
öğrenmek
Sahnedeçalışarak veya deneyim yoluyla bilgi veya beceri edinmek
I want to learn English
İngilizce öğrenmek istiyorum
öğretmek
birine bilgi veya beceri kazandırmak
He learned me a new skill
Bana yeni bir beceri öğretti
öğrenmek
bir durum hakkında haber almak
I learned that the meeting is postponed
Toplantının ertelendiğini öğrendim
öğrenmek
yeni bir bilgi veya beceri edinmek
I am learning how to play chess
Satranç oynamayı öğreniyorum
sözlü
Sahnedekonuşma yoluyla ifade edilen
Spoken English is different from written English
Sözlü İngilizce, yazılı İngilizceden farklıdır
konuşulan
ağız yoluyla sesler çıkarılarak ifade edilen
English is a spoken language
İngilizce konuşulan bir dildir
konuşmuş
bir konu hakkında söz söylemiş olan
He has spoken about this issue
O bu konu hakkında konuşmuş
kokteyl saati
Sahnedeinsanların genellikle alkollü içecekler içtiği öğleden sonraki zaman dilimi
We usually meet friends during cocktail hour
Arkadaşlarla genellikle kokteyl saatinde buluşuruz
kulak
Sahnedeişitmemizi sağlayan organ
I have two ears
İki kulağım var
kulak
Sahnedebir şeyi fark etme veya değerlendirme yeteneği
She has a good ear for music
Onun iyi bir müzik kulağı var
kulak
bir şeyi anlama veya ayırt etme yeteneği
She has a good ear for music
Müziğe iyi bir kulağı var
erişim
önemli bir kişiye ulaşma ve onu etkileme yetisi
She has the ear of the director
Onun müdüre doğrudan erişimi var
muktedir
Sahnedebir şeyi yapma yeteneği veya imkanı olan
She is able to speak English
İngilizce konuşabiliyor
istemek
Sahnedebir şeyi yapmayı dilemek
I wanna go home
Eve gitmek istiyorum
istemek
bir şeye sahip olmayı dilemek
I wanna drink
Bir şeyler içmek istiyorum
en kötü
Sahnedeen nahoş veya en düşük kaliteli olan
This is the worst movie I have ever seen
Bu, şimdiye kadar izlediğim en kötü film
en kötü
Sahnedekalite bakımından en düşük seviyede olan
This is the worst restaurant in town
Bu şehirdeki en kötü restoran
en feci
en ağır veya en olumsuz durumda olan
It was the worst day of his life
Hayatının en feci günüydü
komşu
Sahnedeyakınınızda yaşayan kimse
He is my new neighbor
O benim yeni komşum
vay
Sahnedeşaşkınlık veya hayranlık belirten ünlem
Whoa, look at that!
Vay, şuna bak!
gözetim
Sahnedeinsanları veya yerleri yakından izleme eylemi
The police kept the suspect under surveillance
Polis şüpheliyi gözetim altında tuttu
Kalan 811 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 821 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap