

The Sopranos — 2. Sezon Bölüm 10
Kelimeler ve anlamları
703 kelime
geri geri üzerinden geçmek
Sahnedebir aracın bir şeyin üzerinden geri geri gitmesi
I backed over my bike by accident
Bisikletimin üzerinden yanlışlıkla geri geri geçtim
ay
Sahnedeyılın on iki bölümünden biri
February is the second month of the year
Şubat yılın ikinci ayıdır
aylık
bir ay süren veya kapsayan
It was a six-month project
Bu altı aylık bir projeydi
ay
otuz gün civarındaki zaman dilimi
There are twelve months in a year
Bir yılda on iki ay vardır
ay
yılın on iki bölümünden her biri
There are twelve months in a year
Bir yılda on iki ay vardır
ölmek üzere
Sahnedeölüme çok yakın olmak
The plant is dying
Bitki ölmek üzere
can atmak
bir şeyi yapmayı çok istemek
I am dying to see you
Seni görmek için can atıyorum
denemek
Sahnedebir şeyi yapmak için çaba sarf etmek
I will try to run
Koşmayı deneyeceğim
denemek
Sahnedebir şeyin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek
Try this cake
Bu keki dene
yargılamak
mahkemede suçlu olup olmadığına karar vermek için delilleri incelemek
They will try the suspect in court
Şüpheliyi mahkemede yargılayacaklar
geçen yıl
Sahnedeiçinde bulunduğumuz yıldan hemen önceki yıl
I moved here last year
Geçen yıl buraya taşındım
geçen sene
içinde bulunduğumuz yıldan bir önceki yıl
It was colder last year
Geçen sene daha soğuktu
acayip
Sahnedebir durumu vurgulamak için kullanılan günlük bir ifade
It is freakin cold today
Bugün acayip soğuk
acayip
bir şeyi kuvvetle vurgulamak için kullanılan argo ifade
This is freakin amazing
Bu acayip harika
lanet
bir şeye duyulan öfkeyi vurgulayan kaba bir söz
Shut that freakin door
Kapat şu lanet kapıyı
lanet
çok sinir bozucu veya rahatsız edici
Stop that freakin noise
Şu lanet sesi kes
fena halde
güçlü bir duygu veya vurguyu belirtmek için kullanılan söz
That was freakin' amazing
Bu inanılmaz derecede harikaydı
izin vermek
Sahnedebirine bir şey yapması için müsaade etmek
Please let me go
Lütfen gitmeme izin ver
bildirmek
birine bir şeyi haber vermek
Let me know your answer
Cevabını bana bildir
işten çıkarmak
birinin işine son vermek
The manager had to let him go
Müdür onu işten çıkarmak zorunda kaldı
hayal kırıklığına uğratmak
beklentileri karşılayamamak
I will not let you down
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım
suç
Sahnedeyasaya aykırı olan eylem
Stealing is a crime
Hırsızlık bir suçtur
vatana ihanet
birinin kendi ülkesine karşı yaptığı hainlik
He was punished for the crime of betraying his country
Ülkesine ihanet etme suçundan cezalandırıldı
suç
yasalara aykırı olan eylem
Stealing is a serious crime
Hırsızlık ciddi bir suçtur
postacı
Sahnedepostaları dağıtan kişi
The mailman comes every morning
Postacı her sabah gelir
postacı
posta dağıtmakla görevli kişi
The mailman brings letters every day
Postacı her gün mektup getirir
geri dönmek
Sahnedebir yere veya konuya tekrar gitmek
I will go right back to work
Hemen işe geri döneceğim
sağ bek
futbolda savunmanın sağındaki mevki
He plays as a right back
O sağ bek olarak oynuyor
hemen
çok kısa bir süre içinde
I will be right back
Hemen geri geleceğim
tekrar çalışır durumda
bir kesintiden sonra yeniden faal hale gelmek
The system is right back
Sistem tekrar çalışır durumda
Kalan 693 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 703 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap