

The Sopranos — 3. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
648 kelime
susturmak
Sahnedebirinin konuşmasını engellemek
He tried to shut her
Onu susturmaya çalıştı
kapatmak
bir şeyin çalışmasını durdurmak
Please shut the computer
Bilgisayarı kapat
dışarıda bırakmak
birini bir grubun veya etkinliğin dışında tutmak
They shut him out of the conversation
Onu konuşmanın dışında bıraktılar
haraç alma
Sahnedetehdit veya zorlama yoluyla bir şeyi elde etme eylemi
He was arrested for extortion
Haraç almak suçundan tutuklandı
tamir etmek
Sahnedebozulmuş bir şeyi yeniden çalışır hale getirmek
He can repair the car
Arabayı tamir edebilir
içinde
Sahnedebelirli bir zaman veya mekanın içinde
I will arrive within an hour
Bir saat içinde varacağım
açmak
Sahnedebir cihazı çalıştırmak
Turn on the TV
Televizyonu aç
tahrik etmek
birini cinsel olarak uyarmak
That music turns me on
Bu müzik beni tahrik ediyor
tahrik edici özellik
birini cinsel olarak çeken şey
Confidence is a turn on
Özgüven tahrik edicidir
saldırmak
birini aniden eleştirmeye veya ona karşı gelmeye başlamak
He will turn on his friends
O arkadaşlarına saldıracak
sevdirmek
birine yeni bir şeyi tanıtıp hoşuna gitmesini sağlamak
She turned me on to jazz
Bana cazı sevdirdi
vay
Sahnedeşaşkınlık veya hayranlık belirten ünlem
Whoa, look at that!
Vay, şuna bak!
beklemek
Sahnedekısa bir süreliğine durmak
Please wait a moment
Lütfen bir an bekle
beklemek
Sahnedebir şeyin olmasını ya da birinin gelmesini umarak durmak
Please wait for me
Lütfen beni bekle
hizmet etmek
birine yardım etmek için onun işlerini yapmak
The server waits on the guests
Garson konuklara hizmet eder
sabırsızlanmak
bir şeyin olması için heyecan duymak
I can't wait for summer
Yaz için sabırsızlanıyorum
rota
Sahnedeizlenmesi planlanan yol veya yön
The ship changed its course
Gemi rotasını değiştirdi
elbette
evet demek veya onaylamak için kullanılır
Of course I will come
Elbette geleceğim
kurs
belirli bir konuda verilen dersler dizisi
I am taking an English course
İngilizce kursuna gidiyorum
yemek sırası
bir öğünün bölümlerinden her biri
The first course was soup
İlk yemek sırası çorbaydı
tabii
bir durumun beklendik veya aşikar olduğunu belirtir
Of course I will help you
Tabii ki sana yardım edeceğim
yemek kısmı
servis edilen bir öğünün bölümlerinden biri
I liked the main course
Ana yemek kısmını sevdim
süreç
bir zaman dilimi veya dönem
During the course of the day
Gün süresince
yol
bir hareketin veya gelişimin izlediği yön
The ship changed its course
Gemi yolunu değiştirdi
parkur
bir spor veya etkinlik için kullanılan arazi
The golf course is very large
Golf parkuru çok geniş
kurs
belirli bir konuda verilen dersler dizisi
I am taking an English course
İngilizce kursu alıyorum
en aza indirme
Sahnedebir şeyi mümkün olduğunca küçük hale getirme eylemi
They focused on the minimization of costs
Maliyetlerin en aza indirilmesine odaklandılar
hissetmek
Sahnedefiziksel veya duygusal bir duyuya sahip olmak
I feel very tired
Çok yorgun hissediyorum
endişeli
kendine güvenmeyen veya emin olamayan his
I feel anxious about the test
Sınav hakkında endişeli hissediyorum
düşünmek
bir fikir veya tutuma sahip olmak
I feel that we should go
Gitmemiz gerektiğini düşünüyorum
Kalan 638 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 648 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap