

The Sopranos — 3. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
676 kelime
artık
Sahnedeartık veya bir daha (olumsuz cümlelerde kullanılır)
I don't live there anymore
Artık orada yaşamıyorum
artık
artık gerçekleşmeyen veya var olmayan
I don't live here anymore
Artık burada yaşamıyorum
artık
bir şeyin eskisi gibi devam etmediğini belirtir
I don't go there anymore
Artık oraya gitmiyorum
artık
günümüzde geçerliliğini yitirmiş durumları ifade eder
They don't play together anymore
Artık birlikte oynamıyorlar
daha fazla
bir şeyden daha fazla miktarda
Would you like any more?
Biraz daha ister misin?
bir sürü
Sahnedebir şeyden fazla sayıda veya miktarda bulunması
I have a lotta homework tonight
Bu gece yapacak bir sürü ödevim var
bir sürü
Sahnedeçok sayıda olan
She has a lotta friends
Bir sürü arkadaşı var
çok
büyük bir miktar
I have a lotta work to do
Yapacak çok işim var
muhtemelen
Sahnedebüyük olasılıkla
It will probably rain today
Bugün muhtemelen yağmur yağacak
fahişe
Sahnedepara karşılığı cinsel ilişkiye giren kişi
She is a prostitute
O bir fahişe
başarısız kişi
Sahnedebaşarılı olamamış kişi
Don't be such a loser
Bu kadar başarısız biri olma
kötü kaybeden
kaybettiğinde üzülen veya sinirlenen kişi
He acts like a sore loser when he plays games
Oyun oynarken kötü bir kaybeden gibi davranır
kaybeden
bir oyunda veya yarışmada yenilen kişi
The loser of the game was sad
Oyunun kaybedeni üzgündü
onay
Sahnedebirinin veya bir şeyin iyi ya da kabul edilebilir olduğuna dair düşünce
She nodded to show her approval
Onayını göstermek için başını salladı
onay
resmi kabul veya izin
He needs his boss's approval
Patronunun onayına ihtiyacı var
bilgin olsun
Sahnedebirine bir şey hakkında bilgi vermek için kullanılır
Just so you know the meeting is at five
Bilgin olsun toplantı saat beşte
bakmak
Sahnedebirini veya bir şeyi görmek için gözlerini ona çevirmek
Look at that bird
Şu kuşa bak
incelemek
Sahnedebir şeyi dikkatlice araştırmak veya düşünmek
I need to look at the documents
Belgeleri incelemem gerekiyor
gözlerini çevirmek
gözlerini birine ya da bir şeye yöneltmek
She turned to look at the dog
Köpeğe bakmak için döndü
gözlemlemek
bir şeye dikkatle bakmak
We looked at the birds in the trees
Ağaçlardaki kuşları gözlemledik
görmek
gözlerini kullanarak bir şeyi görüntülemek
I looked at the map
Haritaya baktım
incelemek
bir şeyi görmek için gözlerini ona yöneltmek
He looked at the report
Raporu inceledi
meşru
Sahnedeyasalara veya kurallara uygun
He has a legitimate reason for being late
Geç kaldığı için meşru bir sebebi var
sorumlu
Sahnedebir işin denetimini veya yönetimini elinde bulunduran kişi
She is in charge of the department
Departmandan o sorumlu
yetkili
kontrolü elinde bulunduran kişi
Who is in charge here
Burada yetkili kim
Kalan 666 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 676 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap