

The Sopranos — 5. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
801 kelime
tam orada
Sahnedetam olarak o yerde veya o anda
I saw him standing right there
Onu tam orada dururken gördüm
bekleme alanı
Sahnedeinsanların bir şey olana kadar beklediği yer
Please wait in the waiting area
Lütfen bekleme alanında bekleyin
bekleme alanı
insanların başka bir yere girmeden önce bekledikleri yer
Please sit in the waiting area
Lütfen bekleme alanında oturun
önyargı
Sahnedebir kişi veya grup hakkında önceden edinilmiş haksız fikir veya duygu
We must fight against racial prejudice
Irksal ön yargılarla savaşmalıyız
değil mi
Sahnedekarşıdakinin katılıp katılmadığını sormak için kullanılır
It's hot, huh?
Hava sıcak, değil mi?
ha
kafa karışıklığını veya tekrar isteğini belirtir
Huh? Who is that?
Ha? O kim?
çalmak
Sahnedebaşkasının eşyasını izinsiz olarak almak
He stole my pen
Kalemimi çaldı
çalmak
başkasının hak ettiği ilgiyi veya övgüyü almak
She stole the show
Tüm ilgiyi o topladı
kelepir
çok uygun fiyata alınan şey
This jacket was a steal
Bu ceket tam bir kelepir
çalmak
birine ait olan bir şeyi izinsiz almak
Someone tried to steal my bike
Birisi bisikletimi çalmaya çalıştı
çalmak
bir şeyi izinsiz almak
Someone tried to steal my bag
Biri çantamı çalmaya çalıştı
kesintisiz
Sahnedeara vermeden devam eden
He enjoyed an uninterrupted sleep
Kesintisiz bir uykunun tadını çıkardı
çağ
Sahnedebelirli özelliklerle tanınan zaman dilimi
We live in the digital age
Dijital çağda yaşıyoruz
yaş
Sahnedebir kişinin yaşadığı süre
Age is just a number
Yaş sadece bir sayıdır
yaşlanmak
daha yaşlı hale gelmek
Everyone ages
Herkes yaşlanır
yaşlanmak
zaman geçtikçe daha yaşlı hale gelmek
People age as time passes
İnsanlar zaman geçtikçe yaşlanır
uyuz
Sahnedehayvanlarda akarların sebep olduğu bir deri hastalığı
The stray dog was suffering from mange
Sokak köpeği uyuz hastalığı çekiyordu
entelektüalizm
Sahnedeaklı yaşamda ana rehber olarak kullanma pratiği
Intellectualism is valued in universities
Üniversitelerde entelektüalizme değer verilir
açık sözlü
Sahnedekonuşma veya davranışta açık ve doğrudan olan
He was up front about the costs
Maliyetler konusunda açık sözlüydü
ön tarafta
Sahnedebir şeyin ön kısmında
He sat up front in the bus
Otobüste ön tarafta oturdu
peşin
bir hizmetten önce ödenen para
I had to pay the fee up front
Ücreti peşin ödemek zorunda kaldım
peşin
bir ödemenin önceden yapılması
You must pay the fee up front
Ücreti peşin ödemelisiniz
peşin
bir ürün veya hizmet için önceden ödenen
I paid the rent up-front
Kirayı peşin ödedim
Kalan 791 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 801 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap