

The Sopranos — 6. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
706 kelime
giymek veya takmak
Sahnedevücudunda bir şey bulundurmak
I wear a watch
Saat takıyorum
aşınmak
zamanla kalınlığın veya yoğunluğun azalması
The carpet began to wear
Halı aşınmaya başladı
taşımak
yüzünde veya davranışında bir duygu veya özellik sergilemek
She wears a happy expression
Yüzünde mutlu bir ifade taşıyor
yormak
birini aşırı derecede yormak
The hard work began to wear him
Zor iş onu yormaya başladı
olmak
Sahnedebir şey olmaya başlamak
She wants to become a doctor
O doktor olmak istiyor
yakışmak
bir kıyafetin birinde güzel durması
That dress really becomes you
O elbise sana gerçekten yakışıyor
dönüşmek
bir şeyden başka bir şeye geçmek
Water will become ice
Su buza dönüşecek
hale gelmek
bir şey durumuna geçmeye başlamak
The weather will become cold
Hava soğuk hale gelecek
örneğin
Sahnedeörnek vermek için kullanılır
I like fruit, for example, apples
Meyveleri severim, örneğin elmaları
örnek
bir şeyin neye benzediğini gösteren durum veya nesne
This is a good example of modern art
Bu modern sanat için iyi bir örnektir
lanet
bir kelimeyi veya duyguyu vurgulamak için kullanılır
that is a fuckin good song
bu lanet olası iyi bir şarkı
dalga geçmek
biriyle şaka yapmak veya oynamak
i am just fuckin with you
sadece seninle dalga geçiyorum
lanet olası
bir ifadeyi güçlendirmek için kullanılan kaba bir söz
it is a fuckin hot day
bu lanet olası sıcak bir gün
lanet olası
bir şeyi vurgulamak için kullanılan çok kaba bir söz
That is a fuckin big mistake
Bu lanet olası büyük bir hata
lanet
vurgu yapmak için kullanılan kaba bir söz
That was a fuckin mess
Bu tam bir lanet felaketti
lanet
bir şeyi vurgulamak için kullanılan çok kaba bir söz
It is fuckin cold outside
Hava lanet soğuk
konuşabilmek
Sahnedebir dilde iletişim kurma becerisi
Do you speak Spanish
İspanyolca konuşabilir misin
konuşmak
biriyle sözlerle iletişim kurmak
I can speak English
İngilizce konuşabiliyorum
konuşmak
tam şu anda bir şeyler ifade etmek
I am speaking right now
Şu anda konuşuyorum
konuşmak
birine sözcükler söylemek
Please speak slowly
Lütfen yavaş konuşun
hitap etmek
birine sözcükler söylemek
He speaks to the crowd
Kalabalığa hitap ediyor
evlenmek
Sahnedebirisiyle hayatını birleştirmek
They decided to marry last year
Geçen yıl evlenmeye karar verdiler
adamak
bir şeye kendini tamamen bağlamak
He married his life to music
Hayatını müziğe adadı
evlenmek
biriyle eş olmak
They want to marry soon
Yakında evlenmek istiyorlar
sebep
Sahnedebir şeyin meydana gelmesine yol açan neden
Give me one good reason
Bana tek bir geçerli sebep ver
mantık yürütmek
mantık kullanarak bir sonuca varmak
We must reason logically
Mantıklı bir şekilde düşünmeliyiz
akıl
mantıklı düşünme yetisi
Humans have the power of reason
İnsanlar akıl yürütme gücüne sahiptir
güçlü yön
Sahnedebir kişinin sahip olduğu beceri veya iyi özellik
Patience is my greatest strength
Sabır benim en güçlü yönümdür
güç
bir şeyin etkili veya önemli olma durumu
The strength of the evidence is high
Kanıtların gücü yüksek
kuvvet
fiziksel çaba gerektiren işleri yapabilme yeteneği
He has great physical strength
Onun büyük bir fiziksel gücü var
şüphesiz
Sahnedehiçbir kuşku olmadan kesinlikle
He will no doubt come to the party
O şüphesiz partiye gelecek
gelmek
Sahnedebir yere varmak veya gelmek
He should be along soon
Yakında gelir
Kalan 696 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 706 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap