

The Sopranos — 6. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
664 kelime
gelmek
Sahnedebir yere ait olmak veya orada doğmuş olmak
I come from Turkey
Ben Türkiye'den geliyorum
gelmek
bir yerden veya kaynaktan meydana gelmek
I come from a small town
Küçük bir kasabadan geliyorum
kaynaklanmak
bir nedenden veya yerden oluşmak
Problems come from stress
Sorunlar stresten kaynaklanır
sağlamak
Sahnedebirinin ihtiyacı olan bir şeyi vermek
The company provides free food
Şirket ücretsiz yemek sağlıyor
sağlamak
ihtiyaç duyulan bir şeyi vermek
The company provides free water
Şirket ücretsiz su sağlıyor
şartıyla
bir durumun gerçekleşmesi için gereken koşulu belirtir
You can go out provided you finish your homework
Ödevini bitirmen şartıyla dışarı çıkabilirsin
sağlamak
ihtiyaç duyulan bir şeyi vermek veya sunmak
The hotel provides free breakfast
Otel ücretsiz kahvaltı sağlıyor
sosyal yardım
Sahnedeihtiyacı olan insanlara verilen devlet desteği
The family depends on welfare
Aile sosyal yardıma muhtaç
refah
bir kişinin sağlığı ve mutluluğu
We care about the welfare of children
Çocukların refahını önemsiyoruz
refah
birinin sağlık ve mutluluk durumu
Their welfare is important
Onların refahı önemlidir
kıyı
Sahnededeniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
kıyı
deniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
varsaymak
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu kanıtsız kabul etmek
I suppose you are right
Haklı olduğunu varsayıyorum
sanmak
Sahnedebir şeyin doğru olduğunu düşünmek
I suppose that you are right
Haklı olduğunu sanıyorum
niyetinde olmak
bir amaç veya plan taşımak
You are supposed to arrive by ten
Ona kadar varman gerekiyor
pislik
Sahnedeçok kaba veya sevimsiz kişi
He is such a douchebag
O tam bir pislik
pislik
çok kaba veya itici bir insan
He is such a douchebag
O tam bir pislik
pislik
çok kaba sevimsiz veya sinir bozucu insan
He acted like a total douchebag at the party
Partide tam bir pislik gibi davrandı
tiksindirmek
Sahnedebirini güçlü bir şekilde iğrendirmek
The smell repulsed her
Koku onu tiksindirdi
püskürtmek
birini veya bir şeyi geri çekilmeye zorlamak
The army repulsed the enemy attack
Ordu düşman saldırısını püskürttü
unutmak
Sahnedebir şeyi hatırlayamamak
Don't forget about the meeting
Toplantıyı unutma
dikkate almamak
bir şeyi düşünmeyi ya da ona dikkat etmeyi bırakmak
Forget about the old rules
Eski kuralları dikkate alma
hata
Sahnedeyanlış veya hatalı olan şey
I made a mistake
Bir hata yaptım
karıştırmak
bir şeyi olduğundan farklı sanmak
I mistook him for his brother
Onu kardeşiyle karıştırdım
kan şekeri
Sahnedekandaki şeker miktarı
Check your blood sugar level
Kan şekeri seviyeni kontrol et
Kalan 654 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 664 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap