

The Sopranos — 6. Sezon Bölüm 14
Kelimeler ve anlamları
793 kelime
gevezelik etmek
Sahnedeuzun süre ve genellikle gereksiz konuşmak
They spent hours gabbing about their vacation
Tatilleri hakkında saatlerce gevezelik ettiler
yığılmak
Sahnedegevşek ve ağır bir şekilde düşmek
He flopped onto the sofa
Kanepeye pat diye yığıldı
fiyasko
başarılı olmayan şey
The movie was a complete flop
Film tam bir fiyaskoydu
başarısız olmak
bir şeyin beklenen başarıyı gösterememesi
The new play will likely flop
Oyun muhtemelen başarısız olacak
pat diye düşmek
gevşek bir şekilde bir yere yığılmak
He flopped onto the sofa
Koltuğun üzerine pat diye düştü
karıştırmak
Sahnedebirini veya bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak
I often confuse the twins
İkizleri sık sık karıştırırım
kafasını karıştırmak
Sahnedebirinin bir şeyi net bir şekilde anlamasını zorlaştırmak
These directions confuse me
Bu yol tarifleri kafamı karıştırıyor
yanıltmak
birini yanlış düşünmeye sevk etmek
The false information confused the witnesses
Yanlış bilgi tanıkları yanılttı
kafasını karıştırmak
birinin zihnini bulandırmak
The complicated instructions confused the students
Karmaşık talimatlar öğrencilerin kafasını karıştırdı
delikanlı
Sahnedegençlik çağındaki erkek
He was a tall young man
O uzun boylu bir delikanlıydı
erkek arkadaş
romantik partner olan genç erkek
She went to the movies with her young man
O erkek arkadaşıyla sinemaya gitti
genç adam
yaşı ilerlememiş erkek
A young man is walking in the park
Genç bir adam parkta yürüyor
restoran
Sahnedeyemek satın alıp yiyebileceğiniz yer
This restaurant is very famous
Bu restoran çok ünlü
restoran
yemek yenen yer
Let's meet at the restaurant
Restoranda buluşalım
restoran
yemek servisi yapılan yer
The restaurant is closed today
Restoran bugün kapalı
restoran
yemek yiyebileceğiniz bir yer
I like to eat at a restaurant
Restoranda yemek yemeyi severim
inlemek
Sahnedeacı veya haz nedeniyle alçak sesle ses çıkarmak
He let out a low moan of pain
Acıyla alçak bir inilti çıkardı
sızlanmak
memnuniyetsizliği veya mutsuzluğu ifade etmek
He is always moaning about his job
İşinden sürekli sızlanıyor
kadar
Sahnedebelirli bir vakte dek
I will work till five
Beşe kadar çalışacağım
-e kadar
belirli bir zamana kadar
Wait till tomorrow
Yarına kadar bekle
yazar kasa
dükkanlarda paranın saklandığı cihaz
The cashier opened the till
Kasiyer yazar kasayı açtı
dek
bir eylemin olacağı zamana kadar
Wait till she arrives
O gelene dek bekle
başka türlü
Sahnedebaşka bir şekilde veya farklı olarak
I thought otherwise
Ben farklı düşündüm
aksi takdirde
aksi durumda veya başka bir şey olursa
Hurry up, otherwise you will be late
Acele et, aksi takdirde geç kalacaksın
hissetmek
Sahnedefiziksel veya duygusal bir duyuya sahip olmak
I feel very tired
Çok yorgun hissediyorum
endişeli
kendine güvenmeyen veya emin olamayan his
I feel anxious about the test
Sınav hakkında endişeli hissediyorum
düşünmek
bir fikir veya tutuma sahip olmak
I feel that we should go
Gitmemiz gerektiğini düşünüyorum
hayran
Sahnedebirini veya bir şeyi çok seven kişi
He is a big fan of jazz
O, cazın büyük bir hayranıdır
vantilatör
havayı hareket ettiren kanatlı makine
Turn on the fan
Vantilatörü aç
yellemek
hava akımı oluşturmak için sallamak
She fanned herself with a book
Kitapla kendini yelledi
hoşlanmayan kişi
birinden veya bir şeyden hoşlanmayan kimse
He is a fan of no one here
Buradaki kimseden hoşlanmıyor
Kalan 783 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 793 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap