

The Summer I Turned Pretty — 3. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
612 kelime
ızgara
Sahnedeyiyecekleri doğrudan ateş üzerinde pişirmeye yarayan alet
He cooks burgers on the grill
Burgerleri ızgarada pişiriyor
sorguya çekmek
birine çok sayıda zor soru sormak
The police grilled the suspect for hours
Polis şüpheliyi saatlerce sorguya çekti
ızgara yapmak
ateş veya ısı üzerinde yiyecek pişirmek
We will grill some chicken tonight
Bu akşam biraz tavuk ızgara yapacağız
özel alan
bir kişinin özel alanı veya işi
Stop getting all up in my grill
Özel alanıma girmeyi bırak
fikir
Sahnedezihindeki bir düşünce veya plan
That is a great idea
Bu harika bir fikir
fikir
bir şey hakkındaki bilgi veya anlayış
I have no idea where he is
Onun nerede olduğu hakkında hiçbir fikrim yok
yarın
Sahnedebugünden sonraki gün
See you tomorrow
Yarın görüşürüz
yarın
bugünden sonraki gün
I will call you tomorrow
Seni yarın arayacağım
ertesi gün
bugünün ardındaki gün
We left on the next day
Ertesi gün yola çıktık
gelecek
zamanın ilerisi
Hope for a better tomorrow
Daha iyi bir gelecek için umut et
dakika
Sahnedealtmış saniyelik zaman dilimi
I will be back in a minute
Bir dakika içinde geri döneceğim
çok küçük
boyutu son derece ufak olan
The scientist studied the minute particles
Bilim insanı çok küçük parçacıkları inceledi
tutanak
bir toplantıda konuşulanların resmi yazılı kaydı
They read the minutes of the meeting
Toplantı tutanaklarını okudular
tam o an
bir şeyin gerçekleştiği an
Call me the minute you arrive
Vardığın an beni ara
aptal
Sahnedemantıklı veya zeki olmayan
That was a stupid mistake
Bu aptalca bir hataydı
aptal
aptal veya sinir bozucu kişi
Stop being so stupid
Bu kadar aptal olma
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
bir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
aldatmak
Sahnederomantik bir ilişkide sadakatsiz davranmak
He cheated on his wife
Karısını aldattı
aldatmak
ilişkide olduğu kişiye sadakatsizlik etmek
He cheated on his wife
Karısını aldattı
aldatmak
ilişkisi varken başkasıyla romantik veya cinsel ilişki yaşamak
He cheated on his girlfriend
Kız arkadaşını aldattı
yaşasın
Sahnedesevinç veya heyecan belirten bir haykırış
Woo hoo hoo I won the game
Yaşasın oyunu kazandım
canını dişine takmak
çok sıkı çalışmak veya büyük bir çaba sarf etmek
I busted my ass to finish the project
Projeyi bitirmek için canımı dişime taktım
çok sıkı çalışmak
bir şeyi başarmak için büyük çaba göstermek
I busted my ass to get this job
Bu işi almak için çok sıkı çalıştım
üzerinde düşünmek
Sahnedebir karar vermeden önce konuyu iyice düşünmek
I need to sleep on this offer
Bu teklif üzerinde bir gece düşünmem gerekiyor
hafife almak
birinin veya bir şeyin değerini fark edememek
Never sleep on this team
Bu takımı asla hafife alma
üzerinde uyumak
bir yüzeyin üzerinde uzanıp dinlenmek
I slept on the sofa
Koltukta uyudum
Kalan 602 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 612 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap