

Vikings — 1. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
389 kelime
iyi
Sahnedeyeterince iyi veya tatmin edici
I feel fine today
Bugün iyi hissediyorum
para cezası
Sahnedebir kural veya yasayı çiğnediğiniz için ödemeniz gereken para
He paid a fine for parking
Park ettiği için para cezası ödedi
zinde
iyi bir sağlık durumu içinde
She is feeling fine today
Bugün kendini zinde hissediyor
ufak
boyut veya miktar olarak çok küçük
There is fine sand on the beach
Sahilde ufak kumlar var
iyi
kabul edilebilir veya sorunsuz olan
Everything will be fine
Her şey iyi olacak
güzel
göze hoş gelen veya çekici
She looks very fine today
Bugün çok güzel görünüyor
kaliteli
çok iyi niteliğe sahip olan
This is a fine piece of work
Bu kaliteli bir iş
yeterli
kabul edilebilir veya yeterli olan
It is fine to stay here
Burada kalmak yeterli
devasa
Sahnedeboyut olarak çok büyük
The elephant is enormous
Fil devasadır
uzak
Sahnedebir noktadan veya yerden büyük mesafede
The store is too far
Mağaza çok uzak
çok daha
Sahnedeönemli ölçüde veya büyük derecede
This car is far better
Bu araba çok daha iyi
şimdiye kadar
şu ana kadar
So far everything is good
Şimdiye kadar her şey iyi
ilerleme
yapılması veya tamamlanması gereken kısım
How far are you with your homework
Ödevinde ne kadar ilerledin
uyluk
Sahnedekalça ile diz arasındaki bacak bölümü
My thigh hurts
Uyluğum ağrıyor
uyluk
bacağın kalça ile diz arasındaki kısmı
She felt pain in her thigh after the run
Koşudan sonra uyluğunda ağrı hissetti
neden olmak
Sahnedebir şeyin gerçekleşmesine veya başlamasına yol açmak
The report gave rise to many questions
Rapor pek çok soruya neden oldu
kaldırmak
Sahnedebir şeyi yukarı doğru hareket ettirmek
Please raise your hand
Lütfen elinizi kaldırın
yetiştirmek
bir çocuğu yetişkin olana kadar bakıp büyütmek
She raised three children alone
Üç çocuğunu tek başına yetiştirdi
gündeme getirmek
bir konu hakkında konuşmaya başlamak
She raised a new point
Yeni bir konu gündeme getirdi
toplamak
belirli bir miktar para biriktirmek
They raised money for charity
Yardım için para topladılar
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
bir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
hareket etmek
Sahnedebir yerden başka bir yere gitmek
Please move your car
Lütfen arabanızı hareket ettirin
hamle
yapılan bir eylem veya adım
It was a smart move
Akıllıca bir hamleydi
duygulandırmak
birini güçlü duygular hissetmeye yöneltmek
Her story really moved me
Hikayesi beni gerçekten duygulandırdı
hızla satılmak
genellikle düşük fiyata hızlıca elden çıkarılmak
These cheap goods move very fast
Bu ucuz ürünler hızla satılıyor
haberdar olmak
Sahnedebir şeyin varlığından haberdar olmak
I know of a good doctor in town
Kasabada iyi bir doktor olduğunu biliyorum
haberdar olmak
bir şeyin veya birinin varlığından haberdar olmak
I know of a good cafe here
Burada iyi bir kafe olduğunu biliyorum
şekillendirme
Sahnedebir şeyi belli bir biçime sokma
She is shaping the clay
O kile şekil veriyor
Kalan 379 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 389 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap