

Vikings — 1. Sezon Bölüm 4
Kelimeler ve anlamları
342 kelime
inilti
Sahnedeacı veya zorlanma sesi
He gave a sharp ungh when he cut his finger
Parmağını kestiğinde keskin bir inilti çıkardı
ıkınma sesi
Sahnedeçaba gösterirken çıkarılan kısa ses
He made an ungh as he lifted the heavy box
Ağır kutuyu kaldırırken bir ıkınma sesi çıkardı
maceracı
Sahnedeheyecan verici yolculuklara çıkan kimse
He is a brave adventurer who travels the world
O dünyayı gezen cesur bir maceracıdır
dargın olmak
Sahnedehaksız bir durum nedeniyle kızgınlık veya kırgınlık hissetmek
I resent the way he speaks to me
Onun benimle konuşma şekline kızgınım
başparmak
Sahnedeelin yan tarafındaki kısa ve kalın parmak
He hurt his thumb
Başparmağını incitti
baş parmak işareti
baş parmak ile yapılan kaba bir jest
He made a rude thumb gesture
O kaba bir baş parmak işareti yaptı
hâkimiyet
birinin üzerinde kurulan güç veya otorite
He is under his boss's thumb
O patronunun hâkimiyeti altında
üvey kardeş
Sahnedeanne veya babadan sadece biri ortak olan kardeş
He is my half brother
O benim üvey kardeşim
üvey erkek kardeş
sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kardeş
I have a half brother
Bir üvey erkek kardeşim var
üvey kardeş
sadece bir ebeveyni ortak olan kardeş
He is my half brother
O benim üvey kardeşim
erkek üvey kardeş
anne veya babadan sadece biri ortak olan erkek kardeş
I have a half brother
Bir erkek üvey kardeşim var
elverişli
Sahnedeiyi veya yararlı
The weather was favorable for our trip
Hava gezimiz için elverişliydi
olumlu
birine karşı duyulan onaylayıcı düşünce
The candidate has a favorable rating
Aday olumlu bir değerlendirmeye sahip
konuşmak
Sahnedebiriyle sözlerle iletişim kurmak
I can speak English
İngilizce konuşabiliyorum
konuşabilmek
bir dilde iletişim kurma becerisi
Do you speak Spanish
İspanyolca konuşabilir misin
konuşmak
tam şu anda bir şeyler ifade etmek
I am speaking right now
Şu anda konuşuyorum
konuşmak
birine sözcükler söylemek
Please speak slowly
Lütfen yavaş konuşun
hitap etmek
birine sözcükler söylemek
He speaks to the crowd
Kalabalığa hitap ediyor
toplamak
Sahnedeşeyleri bir araya getirmek
I collect stamps
Pul topluyorum
toparlanmak
zihnini sakinleştirip odaklamak
He paused to collect his thoughts
Düşüncelerini toparlamak için duraksadı
gidip almak
bir yerden birini alıp getirmek
I will collect you from the airport
Seni havaalanından gidip alacağım
tahsil etmek
düzenli olarak ödeme veya fayda olarak bir şey almak
The company collects rent every month
Şirket her ay kira tahsil ediyor
selamlamak
Sahnedesaygı veya hayranlık göstermek
He saluted the officer
Subayı selamladı
selamlamak
elini başına götürerek saygı göstermek
The soldier will salute the officer
Asker subayı selamlayacak
eşlik etmek
Sahnedebiriyle birlikte bir yere gitmek
I will go with you to the store
Mağazaya seninle geleceğim
seçmek
bir şeyi seçmek veya karar vermek
I will go with the red car
Kırmızı arabayı seçeceğim
yakışmak
birlikte iyi görünmek veya uygun olmak
This tie goes with your suit
Bu kravat takım elbisene yakışıyor
kabul etmek
bir öneriyi veya kararı uygun bulup onaylamak
I will go with your plan
Senin planını kabul edeceğim
Kalan 332 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 342 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap