

Vikings — 1. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
292 kelime
çok aç
Sahnedeçok şiddetli yemek yeme isteği duymak
I am starving
Çok açım
karşıya
Sahnedebir taraftan diğer tarafa doğru
He walked across the street
Caddenin karşısına yürüdü
soldan sağa
bulmacadaki yatay ipucu
Look at five across
Beş soldan sağaya bak
haberdar
bir konu hakkında bilgi sahibi olan
Are you across the project details
Proje detaylarından haberdar mısın
genelinde
bir şeyin tamamını kapsayacak şekilde
The news spread across the country
Haber ülke genelinde yayıldı
duymak
Sahnedekulakla sesleri algılamak
I hear a noise
Bir ses duyuyorum
duymak
Sahnedebir haberi veya bilgiyi başkasından öğrenmek
I heard that they are moving
Onların taşınacağını duydum
söylemek
bir şeyi dile getirmek veya ifade etmek
Hear me clearly
Bunu açıkça söylüyorum
kulak
başın yan tarafında bulunan ve duymamızı sağlayan organ
I hear with my ears
Kulaklarımla duyarım
durum
Sahnedebelirli bir durum veya örnek
This is a special case
Bu özel bir durum
kılıf
eşyaları saklamak veya taşımak için kullanılan kutu veya çanta
He put the phone in its case
Telefonu kılıfına koydu
vaka
polisin araştırdığı olay
The police are working on the case
Polis vaka üzerinde çalışıyor
dile getirmek
Sahnedesözle veya yazıyla aktarmak
She voiced her concerns
Endişelerini dile getirdi
söz hakkı
karar verme veya fikir belirtme yetkisi
She has a say in the matter
Konuda onun söz hakkı var
göstermek
bilgi veya rakam belirtmek
The sign says stop
Tabela durmayı gösteriyor
bekleme
Sahnedebir şeyin olmasını bekleyerek geçirilen süre
The waiting time is very long
Bekleme süresi çok uzun
beklemek
bir şey olana kadar bir yerde durmak
I am waiting for the bus
Otobüsü bekliyorum
beklemek
bir şey olana kadar bir yerde kalmak
I am waiting here
Burada bekliyorum
beklemek
birisi veya bir şey gelene kadar bir yerde durmak
We are waiting for the bus
Otobüsü bekliyoruz
ensest
Sahnedeyakın aile üyeleri arasındaki cinsel ilişki
Incest is illegal in many countries
Ensest birçok ülkede yasa dışıdır
kırık
Sahnedehasarlı veya bozuk olan
The screen is broken
Ekran kırık
bozulmuş
artık geçerli olmayan
The promise was broken
Söz bozuldu
bozuk
artık düzgün çalışmayan
The coffee machine is broken
Kahve makinesi bozuk
eğitilmiş
eğitim verilerek söz dinler hale getirilmiş
The horse is fully broken
At tamamen eğitilmiş
hizmetçi
Sahnedebaşkası için çalışan kişi
The servant cleaned the house
Hizmetçi evi temizledi
hizmetçi
başkasının evinde çalışan kişi
They hired a servant to clean the house
Evi temizlemek için bir hizmetçi tuttular
azami
Sahnedemümkün olan en yüksek derece
I will do my utmost to help you
Sana yardım etmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım
Kalan 282 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 292 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap