

Vikings — 4. Sezon Bölüm 15
Kelimeler ve anlamları
216 kelime
sus
Sahnedekonuşmayı bırakmak veya birini susturmak
Please shut up
Lütfen sus
susturmak
birinin konuşmayı bırakmasını sağlamak
Just shut up and listen
Sadece sus ve dinle
susmak
konuşmayı kesmek veya birine sessiz kalmasını söylemek
Please shut up while I am working
Çalışırken lütfen sus
susmak
konuşmayı bırakmak
Please shut up and listen
Lütfen sus ve beni dinle
hafife almak
Sahnedebirini veya bir şeyi olduğundan daha az önemli görmek
Do not underestimate your abilities
Yeteneklerini hafife alma
hafife almak
birinin yeteneklerini olduğundan daha az görmek
Never underestimate your opponent
Rakibini asla hafife alma
hafife almak
bir şeyin gerçekte olduğundan daha küçük veya daha az önemli olduğunu düşünmek
Never underestimate your own potential
Kendi potansiyelini asla hafife alma
erdemli
Sahnedeahlaki açıdan doğru davranan
He is a righteous man
O erdemli bir adamdır
doğru
ahlaki açıdan haklı veya adil olan
He is a righteous man
O doğru bir insandır
düşük
Sahnedemiktarı veya derecesi az olan
The price is very low
Fiyat çok düşük
alçak
kötü veya adil olmayan
That was a low act
Bu alçak bir hareketti
böğürmek
inek gibi derin ve kalın bir ses çıkarmak
The cow lowed in the field
İnek tarlada böğürdü
gözler
Sahnedegörmeyi sağlayan vücut parçası
She has blue eyes
Onun mavi gözleri var
gözlemciler
bir şeye bakan veya onu izleyen kimseler
Many eyes were watching the game
Birçok gözlemci maçı izliyordu
kutsal
Sahnedeçok özel ve saygı duyulan
They walked on hallowed ground
Kutsal topraklarda yürüdüler
kutsal
çok saygı duyulan ve kutsal kabul edilen
This is a hallowed place
Burası kutsal bir yerdir
kutsallaştırmak
bir şeyi mukaddes veya kutsal hale getirmek
They hallowed the ground
Toprağı kutsallaştırdılar
sahip olmak
Sahnedebir şeye mülkiyet olarak sahip olmak
They own a big house
Büyük bir eve sahipler
kendi başına
tek başına veya yardım almadan
I live on my own
Kendi başıma yaşıyorum
üstlenmek
bir durumun sorumluluğunu kabul edip güvenle yönetmek
He decided to own his mistakes
Hatalarını üstlenmeye karar verdi
kader
Sahnedegelecekte olması beklenen olaylar
It was fate that we met
Tanışmamız kaderdi
bilmek
Sahnedebilgi sahibi olmak
I know the answer
Cevabı biliyorum
biliyorsun
dinleyicinin anladığını teyit etmek için kullanılır
It is hard, you know
Zor, biliyorsun
biliyorsun
dinleyicinin anladığından emin olmak veya konuşurken duraksamak için kullanılan söz
It is a nice car, you know, very fast
Güzel bir araba, biliyorsun, çok hızlı
akıllıca
Sahnedeakıllı ve düşünceli bir şekilde
He acted intelligently in that situation
O durumda akıllıca davrandı
Kalan 206 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 216 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap