

Vikings — 5. Sezon Bölüm 8
Kelimeler ve anlamları
365 kelime
kürek
Sahnedekayığı suda hareket ettirmeye yarayan ucu yassı uzun sopa
He picked up the oar to row the boat
Kayığı sürmek için küreği eline aldı
eski moda
Sahnedegeçmiş bir dönemin tarzında olan
My grandfather has old fashioned ideas
Büyükbabamın eski moda fikirleri var
old fashioned
viski bitter ve şeker ile yapılan klasik bir alkollü kokteyl
He ordered an old fashioned at the bar
Barda bir tane old fashioned sipariş etti
eski moda
geçmişten gelen günümüzde artık kullanılmayan tarz veya düşünce
This dress is very old fashioned
Bu elbise çok eski moda
tabii ki
Sahnedeonaylamak veya evet demek için kullanılır
Of course I will help you
Tabii ki sana yardım edeceğim
elbette
birini onaylamak veya beklendik bir durumu belirtmek için kullanılan ifade
Can you help me? Of course
Bana yardım edebilir misin? Elbette
elbette
bir şeyin beklendiğini veya aşikar olduğunu belirtmek için kullanılır
Of course I will help you
Elbette sana yardım edeceğim
orman
Sahnedegeniş bir ağaçlık alan
They live near the forest
Ormanın yakınında yaşıyorlar
kalmak
Sahnedediğerleri gittikten sonra orada olmaya devam etmek
Only two cookies are left
Sadece iki kurabiye kaldı
sol
sağın karşı tarafı
Turn left here
Buradan sola dön
ayrılmak
bir yerden veya birinden uzaklaşmak
She left the office at five
Ofisten saat beşte ayrıldı
bırakmak
bir şeyin belirli bir durumda olmasını sağlamak
He left the door open
Kapıyı açık bıraktı
gerilimli
Sahnedemerak veya heyecan uyandıran durum
That was a very suspenseful movie
Çok gerilimli bir filmdi
hak etmek
Sahnedebir şeyi elde etmeye değer olmak
You deserve to be happy
Mutlu olmayı hak ediyorsun
hak etmek
bir şeye layık olmak
You deserve a break
Bir molayı hak ediyorsun
koşmak
Sahnedeyürümekten daha hızlı hareket etmek
I run every morning
Her sabah koşarım
yönetmek
bir işin veya kurumun başında olmak
She runs a small business
Küçük bir işletme yönetiyor
sürmek
bir şeyin belirli bir süre devam etmesi
The play runs for two hours
Oyun iki saat sürüyor
akmak
sıvı gibi hareket etmek
Water runs down the hill
Su tepeden aşağı akar
inşa etmek
Sahnedeparçaları bir araya getirerek bir şey yapmak
They build a new house
Yeni bir ev inşa ediyorlar
vücut yapısı
bir kişinin vücudunun şekli ve boyutu
He has a strong build
Güçlü bir vücut yapısı var
artmak
bir şeyin zamanla daha büyük veya güçlü hale gelmesi
The excitement began to build
Heyecan artmaya başladı
oluşturmak
zamanla bir şeyi meydana getirmek veya kurmak
We want to build a strong team
Güçlü bir ekip oluşturmak istiyoruz
bina
duvarları ve çatısı olan büyük yapı
They built a large structure
Büyük bir yapı inşa ettiler
kazanmak
Sahnedebir yarışmada veya müsabakada birinci olmak
She wants to win the race
O yarışı kazanmak istiyor
yakışmak
birinin üzerinde iyi durmak
That jacket wins on you
O ceket sana çok yakışıyor
elde etmek
çaba göstererek bir şeyi hak etmek
She worked hard to win his respect
Saygısını elde etmek için çok çalıştı
Kalan 355 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 365 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap