

Vikings — 5. Sezon Bölüm 14
Kelimeler ve anlamları
362 kelime
kazanmak
Sahnedebir şeyi elde etmek
He wants to gain experience
Deneyim kazanmak istiyor
kazanmak
daha fazlasını elde etmek
She gained a lot of experience
Çok deneyim kazandı
kazanç
değer veya miktarda artış
The investment resulted in a gain
Yatırım bir kazançla sonuçlandı
bak
Sahnededikkat çekmek veya bir ifadeye giriş yapmak için kullanılır
Now, listen carefully
Bak, dikkatlice dinle
şimdi
Sahnedeiçinde bulunduğumuz zaman
I am busy now
Şimdi meşgulüm
hadi
arkadaşça veda etmek için kullanılır
Now, I must go
Hadi, gitmeliyim
tam zamanı
bir şey için en uygun an
Now is the perfect time to start
Başlamak için tam zamanı
yanında
Sahnedebir şeyin yanında
Sit beside me
Yanımda otur
tartışmak
Sahnedebiriyle kızgın bir anlaşmazlık yaşamak
They often quarrel about politics
Siyaset konusunda sık sık tartışırlar
tartışma
öfkeli ve sert bir fikir ayrılığı
They had a quarrel about the money
Para konusunda bir tartışma yaşadılar
dayalı
Sahnedebir şeye temas eden veya yaslanmış durumda olan
He leaned against the wall
Duvara yaslandı
karşı
Sahnedebir görüşe veya plana karşı olma durumu
He is against the plan
O bu plana karşı
karşı
Sahnedebir şeye veya birine muhalif olma durumu
He is against the new plan
O yeni plana karşı
aykırı
bir duruma veya fikre zıt olan
It is against the rules
Bu kurallara aykırı
sevinmek
Sahnedebüyük bir sevinç duymak veya bunu göstermek
They rejoiced at the good news
İyi habere çok sevindiler
sevinmek
Sahnedebüyük bir mutluluk duymak veya göstermek
They rejoice at the good news
Onlar iyi haber karşısında seviniyorlar
pagan
Sahnedeçok tanrılı bir dine mensup olan veya bu dinle ilgili
The ancient Romans had pagan beliefs
Antik Romalıların pagan inanışları vardı
risk
Sahnedekötü bir şeyin olma ihtimali
Smoking is a health risk
Sigara içmek bir sağlık riskidir
riske atmak
bir şeyi tehlikeye atmak
Don't risk your life
Hayatını riske atma
Risk
oyuncuların bölgeleri fethetmeye çalıştığı bir strateji oyunu
We played Risk last night
Dün gece Risk oynadık
riske atmak
bir şeyi zarar görme ihtimaliyle karşı karşıya bırakmak
He did not want to risk his life
Hayatını riske atmak istemedi
izin vermek
Sahnedebirine bir şey yapması için müsaade etmek
Please let me go
Lütfen gitmeme izin ver
bildirmek
birine bir şeyi haber vermek
Let me know your answer
Cevabını bana bildir
işten çıkarmak
birinin işine son vermek
The manager had to let him go
Müdür onu işten çıkarmak zorunda kaldı
hayal kırıklığına uğratmak
beklentileri karşılayamamak
I will not let you down
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım
ağlamak
Sahnedegenellikle üzüntüden dolayı gözyaşı dökmek
He wept with sadness
Üzüntüden ağladı
gözyaşı dökmek
gözlerden yaş gelmesi
She wept silently
Sessizce gözyaşı döktü
Kalan 352 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 362 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap