

Vikings — 5. Sezon Bölüm 15
Kelimeler ve anlamları
302 kelime
utanmış
Sahnedeutanç veya suçluluk hisseden
He felt ashamed of his mistake
Hatasından dolayı utandı
katlanmak
Sahnedezor veya acı verici bir şeye dayanmak
She had to endure the pain
Acıya katlanmak zorundaydı
sürmek
uzun süre devam etmek
The tradition endures today
Gelenek bugün hala sürüyor
katlanmak
zor veya acı verici bir duruma dayanmak
She had to endure the cold weather
Soğuk havaya katlanmak zorunda kaldı
ısrar etmek
Sahnedebirinden bir şey yapmasını kuvvetle istemek
He urged me to tell the truth
Doğruyu söylemem için bana ısrar etti
dürtü
bir şeyi yapmaya yönelik güçlü arzu veya istek
I had a sudden urge to laugh
Aniden gülme isteği duydum
teşvik etmek
birini bir şey yapmaya kuvvetle yönlendirmek
I urge you to follow your dreams
Hayallerinin peşinden gitmeni şiddetle tavsiye ederim
teşvik
birini bir şey yapmaya ikna etme çabası
Her words were a strong urge to study
Onun sözleri ders çalışmak için güçlü bir teşvikti
şarap
Sahnedeüzümden yapılan alkollü içecek
I drink red wine
Kırmızı şarap içerim
ağırlamak
birinin beğenisini kazanmak için ona yemek veya içki ısmarlamak
They wined and dined the potential client
Potansiyel müşteriyi güzelce ağırladılar
sahte
Sahnedegerçek veya doğru olmayan
This diamond is not real
Bu elmas sahte
anlaşıldı
Sahnedebir şeyin doğru veya gerçek olduğunu kavramak
I understood the lesson
Dersi anladım
anlamak
söylenen ya da belirtilen bir şeyi zihinsel olarak kavramak
I understood the main point
Ana noktayı anladım
isim
Sahnedebir kişiye veya nesneye verilen sözcük
My name is Alex
Benim adım Alex
adlandırmak
birine veya bir şeye isim vermek
They named the baby Leo
Bebeğe Leo adını verdiler
ün
insanların bir kişi veya şey hakkındaki görüşü
He has a good name in the city
Şehirde iyi bir ünü var
ad
bir kişiyi ya da şeyi çağırmak için kullanılan sözcük
I know her name
Onun adını biliyorum
eksik olmak
Sahnedegerekli olan bir şeye sahip olmama
We lack the money to buy a car
Araba almak için paramız eksik
eksiklik
bir şeyin olmaması durumu
There is a lack of water
Su eksikliği var
eksiklik
bir şeyin yeterli miktarda bulunmaması
There is a lack of food
Yiyecek eksikliği var
birisi
Sahnedebilinmeyen veya belirtilmemiş bir kişi
Somebody is at the door
Kapıda biri var
biri
bilinmeyen bir kişi
I need somebody to help me
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var
önemli biri
önemli veya yüksek statüye sahip kimse
She acts like she is really somebody
Gerçekten önemli biriymiş gibi davranıyor
yenmek
Sahnedebir yarışma veya kavgada birini mağlup etmek
Our team defeated them
Takımımız onları yendi
yenilgi
bir oyun veya yarışmayı kazanamama durumu
He accepted his defeat
Yenilgisini kabul etti
boşa çıkarmak
bir şeyin yararlı veya etkili olmasını engellemek
This error defeats the purpose of the experiment
Bu hata deneyin amacını boşa çıkarıyor
yenilmek
bir yarışma veya kavgada rakibine karşı kaybetmek
The team was defeated in the game
Takım oyunda yenildi
Kalan 292 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 302 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap