You — 2. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
680 kelime
planlamak
Sahnedebir şeyi belirli bir zamana planlamak veya düzenlemek
I will schedule a meeting
Bir toplantı planlayacağım
program
etkinliklerin veya görevlerin planı
My schedule is very busy
Programım çok yoğun
program
planlanan etkinliklerin ve zamanlarının listesi
Check the schedule for today
Bugünün programını kontrol et
planlama
olayların ne zaman gerçekleşeceğini belirleme süreci
I need to make a schedule for the week
Haftalık bir plan yapmam gerekiyor
restoran
Sahnedeyemek satın alıp yiyebileceğiniz yer
This restaurant is very famous
Bu restoran çok ünlü
restoran
yemek yenen yer
Let's meet at the restaurant
Restoranda buluşalım
restoran
yemek servisi yapılan yer
The restaurant is closed today
Restoran bugün kapalı
restoran
yemek yiyebileceğiniz bir yer
I like to eat at a restaurant
Restoranda yemek yemeyi severim
zirve
Sahnedebir sürecin ulaştığı en üst veya en önemli nokta
This event was the culmination of months of hard work
Bu etkinlik aylarca süren sıkı çalışmanın zirvesiydi
vegan
Sahnedehayvansal ürünlerin kullanılmadığı
This restaurant serves vegan food
Bu restoran vegan yemekler servis ediyor
vegan
hayvansal ürünler tüketmeyen kişi
I am a vegan
Ben veganım
vegan
hayvansal ürünleri yemeyen veya kullanmayan kişi
He is a vegan
O bir vegan
saat
Sahnede60 dakikaya eşit süre
I will be there in one hour
Bir saat içinde orada olacağım
saat
bir günün yirmi dört parçasından biri
We will leave in one hour
Bir saat içinde ayrılacağız
saat
60 dakikalık zaman dilimi
I will be there in an hour
Bir saat içinde orada olacağım
hoşça kal
Sahnedeayrılırken söylenen söz
He said goodbye to his friend
Arkadaşına hoşça kal dedi
bağlamak
Sahnedenesneleri iple birbirine tutturmak
Please tie up your shoelaces
Lütfen ayakkabı bağlarını bağla
bağlamak
bir kaynağı meşgul etmek
My money is tied up in this project
Param bu projeye bağlandı
bitirmek
bir işin son kısımlarını tamamlamak
We need to tie up the project details
Proje detaylarını sonuçlandırmamız gerekiyor
bağlamak
parayı bir süre bir yere yatırmak
He tied up his savings in stocks
Tüm birikimini hisse senetlerine bağladı
trafik sıkışıklığı
hareketin durduğu bir durum
The accident caused a major tie-up
Kaza büyük bir trafik sıkışıklığına neden oldu
kaçarak evlenmek
Sahnedebirisiyle gizlice veya aniden evlenmek
They eloped to get married in secret
Gizlice evlenmek için kaçtılar
tütün kullanmak
Sahnedesigara veya benzeri ürünleri tüketmek
He stopped to smoke for a few minutes
Birkaç dakikalığına tütün kullanmak için durdu
tütsülemek
et veya balığı dumanla korumak
They smoke the fish
Balıkları tütsülüyorlar
duman
yanan bir maddeden yayılan gri veya siyah gaz
There is a lot of smoke in the room
Odada çok duman var
öldürmek
birinin canına kıymak argo
The gangster planned to smoke his rival
Gangster rakibini öldürmeyi planladı
sigara içmek
tütün dumanını içine çekme eylemi
He started to smoke last year
Geçen yıl sigara içmeye başladı
madde kullanmak
uyuşturucu dumanını içine çekmek
They smoke in the alley
Ara sokakta madde kullanıyorlar
duymak
Sahnedekulakla sesleri algılamak
I hear a noise
Bir ses duyuyorum
duymak
Sahnedebir haberi veya bilgiyi başkasından öğrenmek
I heard that they are moving
Onların taşınacağını duydum
söylemek
bir şeyi dile getirmek veya ifade etmek
Hear me clearly
Bunu açıkça söylüyorum
kulak
başın yan tarafında bulunan ve duymamızı sağlayan organ
I hear with my ears
Kulaklarımla duyarım
Kalan 670 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 680 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap