You — 3. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
735 kelime
en azından
Sahnedebir sorun olsa da olumlu bir yanını belirtmek için kullanılır
At least it is not raining
En azından yağmur yağmıyor
en az
Sahnedebelirtilen miktardan daha az olmayan
I need at least ten dollars
En az on dolara ihtiyacım var
bari
yapılması beklenen en basit şeyi belirtmek için kullanılır
You could at least say sorry
Bari özür dileyebilirdin
en azından
hiç değilse biraz olsun
It is at least warm here
Burası en azından sıcak
banliyö
Sahnedeşehir merkezinin dışındaki yerleşim alanı
I live in a quiet suburb
Sessiz bir banliyöde yaşıyorum
şüpheli
Sahnededürüst olmayan veya güven vermeyen
That guy looks a bit shady
O adam biraz şüpheli görünüyor
gölgeli
güneşten korunmuş
We rested in the shady area
Gölgeli alanda dinlendik
şüpheli
dürüst olmayan veya güvenli görünmeyen
That guy looks a bit shady
O adam biraz şüpheli görünüyor
hata
Sahnedeyanlış veya hatalı olan şey
I made a mistake
Bir hata yaptım
karıştırmak
bir şeyi olduğundan farklı sanmak
I mistook him for his brother
Onu kardeşiyle karıştırdım
kişi
Sahnedeinsan olan varlık
He is a good person
O iyi bir kişidir
birey
Sahnedetek bir kişiyi ifade eden terim
Every person is different
Her birey farklıdır
insan
genel anlamda insan türü
A person needs sleep
Bir insanın uykuya ihtiyacı vardır
şahıs
belirli bir kimse
I know that person
O şahsı tanıyorum
önlemek
Sahnedebir şeyin olmasını engellemek
Vaccines prevent diseases
Aşılar hastalıkları önler
bir yer
Sahnedebelirli bir konum veya nokta
I want to go some place quiet
Sessiz bir yere gitmek istiyorum
soğuk hava deposu
içine yürüyerek girilebilen büyük endüstriyel dondurucu
The chef went into the walk in freezer to get some meat
Şef et almak için soğuk hava deposuna girdi
soğuk hava deposu
içine girilebilen büyük dondurulmuş gıda depolama alanı
We keep the meat in the walk-in freezer
Eti soğuk hava deposunda saklıyoruz
sahicilik
Sahnedebir şeyin gerçek veya doğru olma niteliği
We value authenticity in our relationships
İlişkilerimizde sahiciliğe değer veririz
varil
Sahnededepolama için kullanılan büyük yuvarlak kap
The wine is in a barrel
Şarap bir varilde
hızla ilerlemek
belirli bir yöne doğru çok hızlı hareket etmek
The car barreled down the road
Araba yolda hızla ilerledi
namlu
merminin çıktığı silahın uzun metal kısmı
He cleaned the barrel of the gun
Silahın namlusunu temizledi
namlu
mermilerin ateşlendiği silahın uzun metal kısmı
The bullet left the barrel
Mermi namludan çıktı
Kalan 725 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 735 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap