You — 5. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
718 kelime
bölüm
Sahnedebir kitabın numaralandırılmış parçası
I am reading the first chapter
Birinci bölümü okuyorum
bölüm
bir kitabın numarası veya başlığı olan parçası
I read the first chapter of the book
Kitabın ilk bölümünü okudum
şube
büyük bir organizasyonun yerel kolu
She joined the local chapter of the club
Kulübün yerel şubesine katıldı
dönem
kişinin hayatındaki bir zaman dilimi
This was a difficult chapter in her life
Bu onun hayatında zor bir dönemdi
eski
Sahnededaha önce olan veya var olan
He is a former president
O eski bir başkandır
teşekkür
Sahnedeminnet veya şükran ifadesi
Many thanks for the help
Yardım için çok teşekkürler
teşekkür etmek
birine minnettarlığını bildirmek
I want to thank you
Sana teşekkür etmek istiyorum
gururlu
Sahnedebir başkasının başarısıyla mutlu olmak
I am proud of you
Seninle gurur duyuyorum
gururlu
kendi başarılarından tatmin olmak
He is proud of his work
İşiyle gurur duyuyor
gururlu
memnuniyet ve kıvanç gösteren
She has a proud expression
Gururlu bir ifadesi var
gururlu
kendinle veya başkasıyla memnuniyet duyma
I am proud of your success
Başarınla gurur duyuyorum
saniyeler
Sahnededakikanın altmışta biri olan zaman birimi
Wait for ten seconds
On saniye bekle
saniyeler
çok kısa bir süre
I will be there in seconds
Saniyeler içinde orada olacağım
ikinci porsiyon
bir öğünde yenen ek tabak
He asked for seconds of dessert
Tatlıdan ikinci porsiyon istedi
saniye
zamanın kısa bir ölçü birimi
Wait for a few seconds
Birkaç saniye bekle
her yerde
Sahnedeher yerde veya her yere
I looked everywhere for my keys
Anahtarlarımı her yerde aradım
kullanmak
Sahnedebir şeyden yararlanmak
Can I use your pen
Kalemini kullanabilir miyim
yarar
bir şeyin sağladığı fayda
That information has no use
O bilginin hiçbir yararı yok
eskiden yapmak
geçmişte düzenli yapılan ama artık yapılmayan eylem
I used to swim every morning
Eskiden her sabah yüzerdim
ihtiyaç duymak
bir şeye gerek duymak
I could really use some help
Gerçekten biraz yardıma ihtiyacım var
imkansız
Sahnedeyapılması mümkün olmayan
That is impossible
Bu imkansız
ölmek
Sahnedeyaşamın son bulması
He finally kicked the big one
Sonunda hayata veda etti
zor durum
Sahnedezor veya karışık bir durum
I am in a pickle
Zor bir durumdayım
turşu kurmak
yiyeceği sirke veya tuzlu suda saklamak
I like to pickle vegetables
Sebzelerin turşusunu kurmayı severim
turşu
sirkeli veya tuzlu suda bekletilerek hazırlanan yiyecek
I ate a pickle with my lunch
Öğle yemeğimde turşu yedim
Kalan 708 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 718 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap